Manavgat Tatili

Manavgat Tatili

Yerleşik nüfusu 200 bini aşmış olan Manavgat, Başta Manavgat Şelalesi ve Apollon Tapınağı olmak üzere pek çok tarihi esere ve doğal güzelliğe sahiptir. Antalya’nın en ünlü ilçelerinden biri olan Manavgat Antalya’nın en büyük ikinci ilçesi konumundadır. Her sene binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Manavgat tatil için sıklıkla tercih edilen bir bölgedir. Tatil sadece deniz ve güneş turizminden ibaret değildir. Aynı zamanda kültür turu ve doğal güzelliklerde tatilinize farklı bir hava katar. Manavgat Tatili bu noktada mutlu ayrılacakları yaşayabileceğiniz bir rotadır.

Manavgat ilçe merkezini Side ve Selge antik kentleri oluşturmaktadır. Bunların tarihi milattan önce 6. Yüzyıla dayanmaktadır. Manavgat 1220 yılında Selçuklunun, 1472 yılında ise Osmanlı İmparatorluğunun himayesine girmiştir. Antik çağın yanı sıra Manavgat aynı zamanda bu iki medeniyetin de izlerini de taşımaktadır. Manavgat kuzeyde Toros Dağları ile komşudur. Ayrıca Antalya’nın önde gelen deniz ve güneş turizm merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Burada yer alan Manavgat Irmağı da Türkiye’nin en düzenli akarsuyudur. Bölgenin önemli hidroelektrik santralleri arasında yer alan Oymapınar Barajı ve Manavgat Barajı ise Manavgat Nehri’nin üzerinde yer almaktadır.

Manavgat Otelleri

Manavgat ilçesi çok geniş bir alana sahip olduğundan dolayı Manavgat otelleri de çok geniş bir alana yayılmıştır. İlçede yer alan oteller tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek özelliklere sahiptir. Ultra her şey dahil tatil köyleri, pansiyonlar, butik oteller, dört ve beş yıldızlı oteller olmak üzere birçok farklı seçenekte otel bulunmaktadır. Ayrıca erken rezervasyon yapan misafirler aynı zamanda uygun otel fiyatlarından da yararlanabilmektedir. Erken rezervasyonun yanı sıra otellerin yaptığı kampanyalar sayesinde de uygun fiyat seçeneklerinden yararlanabilirsiniz. Otel fiyatları kalacağınız otele ve otelin özelliklerine göre değişiklik göstermektedir.

Manavgat’ta Gezilecek Yerler

Manavgat Şelalesi

Manavgat tatili yapıyorsanız görmeden dönmemeniz gereken yerlerden biri de mutlaka Manavgat Şelalesidir. Manavgat ilçe merkezine 3 kilometre uzaklıkta doğal güzellikler arasında yer alan şelale Manavgat Irmağı’nın sularının dört metre yüksekliğindeki bir falezden düşmesi sonucu oluşmaktadır. Ayrıca Manavgat Şelalesi etrafında piknik yapabileceğiniz, dinlenebileceğiniz harika alanlar ve balık lokantaları yer almaktadır.

Side Antik Kenti

Manavgat’ta gezilip görülebilecek birçok yer bulunmaktadır. Dünyanın en ünlü antik kentlerinden biri olan Side Antik Kenti hem Lidyalıların, hem Perslerin hem de Büyük İskender’in idaresine girmiştir. Kent hem yurt içinden hem de yurt dışından sayısız turist ağırlamaktadır. Apollon Tapınağı, sütunlu galeri, agora, antik tiyatro ve daha birçok yönüyle Manavgat ziyaretçilerini beklemektedir. Side Müzesi’nde arkeolojik kazılarda bulunan tarihi eserler sergilenmektedir.

Selge Antik Kenti

Manavgat’ın dünyaca ünlü turizm rotalarından biri olan Selge Antik Kenti de Side Antik Kenti gibi, Toros Dağları’nın güney yamaçlarına kurulmuştur. Antik kentin denizden yüksekliği bin metreyi bulmaktadır. Burada mezar alanının kalıntıları, agora olarak da bilinen pazar yerinin kalıntıları ve Zeus ve Artemis’e adanmış iki farklı tapınağın kalıntıları bulunmaktadır. Burada aynı zamanda Bizans dönemine ait bir kilisenin kalıntılarını da yer almaktadır.

Köprülü Kanyon

Manavgat ilçe merkezine 50 kilometre mesafede yer alan Köprülü Kanyon, Manavgat’ın bir başka doğal güzelliğidir. Özellikle rafting tutkunları için muhteşem bir alandır.

Antalya Havalimanı’na 70 kilometre mesafede yer alan Manavgat özellikle hafta sonu tatilleri için kaçırılmayacak bir fırsattır. Biletinizi erkenden alarak ve erken rezervasyon yaptırarak sizde bu fırsatı kaçırmayın. Doğayla iç içe huzurlu bir tatilin keyfini çıkarın. Manavgat’ta Akdeniz iklimi hüküm sürdüğü için yılın büyük bir bölümünde tatil için uygundur.

Keten Tohumu

Akdeniz bölgesi bitkisi olan keten tohumu bol miktarda Omega 3 ve B12 vitaminleri içermektedir. Zihinsel, unutkanlık için birebir tedavi özelliğine sahiptir. Keten bitkisinin meyvelerinden elde edilen bu tohum protein ve sağlıklı yağlar içerdiği için bir çok hastalığa da faydalı olan bu keten tohumunu aktarlardan alabilirsiniz. Yemeklerden önce aç karnına 1-2 tatlı kaşığı tüketebilirsiniz.

Keten Tohumu Nasıl Yenir

Keten tohumunu her şekilde kullanabilirsiniz. Yoğurda yaptığınız hamurlara, çorbalarınıza meyvalarınızın içine fakat günde 1-2 tatlı kaşığınız geçmemeniz gerek.

Keten Tohumu Faydaları

KANSERİ ÖNLER; Dünyada bir çok ölümlerin sebebi kanserdir. Keten tohumunda lignan içerdiği kimyasalla kanser oluşumunu engeler üstelik tümör hücrelerinin gelişimini engeller.

VÜCUDU TOKSİNLERDEN KORUR; Vücudu zehirli atıklardan temizleyen en etkili besindir. Karaciğerin ürettiği kolesterolü ve diğer atık maddeleri azaltır. Keten tohumu hem çözülebilir hem de çözülemeyen liflerin yok olmasına sebeptir. 1 yemek kaşığı keten tohumunu 3 gün suda bekletip sonra hem tohumlarını hemde suyunu içebilirsiniz. Haftada bir kez içmeniz yeterli olacaktır.

KABIZLIĞI GİDERİR; Kabızlığı gidermek için en etkili yöntemdir. İçerdiği lifler ve Omega 3 sayesinde kabızlıktan sizi kurtarmaktadır. Yapmanız gereken tek şey her gün yatmadan önce tüketmeniz.

YAŞLANMAYI GEÇİKTİRİR; Keten tohumundaki lignanlar etkili bir antidoksidandır. Bu sebeble vücuttaki hormon dengesini kurmaya yardımcı olarak yaşlanmayı geciktirir. .

YÜKSEK TANSİYONU DÜŞÜRÜR; Keten tohumunun yağını düzenli kullanımı hipertansiyon olan insanlarda önemli ölçüde tansiyonu düşürür.

KALP HASTALIKLARINA KARŞI KORUR; Keten tohumu içerdiği Omega 3 yağ asitleriyle kalbin genel sağlığını korur.

KİLO VERMEYEDE YARDIMCIDIR; Omega 3 yağ asitleri, lif ve lignan birleşerek kilo vermenize yardımcıdır. Günde 2-3 kere 1 tatlı kaşığı keten tohumunu içeçeklerinize yediğiniz yemeklere koyarak tüketmeniz kilo vermenize yardımcıdır. Yağ lifleri açlığı bastırıp tok kalmanızı sağlayacaktır.

CİLT VE SAÇLAR İÇİN YARARLIDIR; İçerisinde bulundurduğu B vitamini ve sağlıklı yağlar cikdi besleyerek daha canlı, parlak ve pürüzsüz cilde sahip olmanızı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra saç dökülmenizi  engelleyerek daha gür, parlak ve yumuşak saçlarınız olacaktır.

Keten Tohumu Zararları

  • Fazla tüketildiğinde midede yanma ve şişkinlik yapar
  • Alerji yapabilir
  • Düzensiz kullanıldığında kanama görülebilir.
  • Fazla alındığında ishale yol açar.
  • Su olmadan tüketildiğinde kabız da yapabilir
  • Mide kanaması yapabilir
  • Beyin kanamasına yok açabilir
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Ateş
  • Dudaklarda uyuşma
  • Konuşma bozuluğu
  • Görme değişikliği
  • Beyin damarlarında yırtılma
  • Nefes almada zorluk

Keten Tohumunun Besin Değeri

  • 553 kalori
  • 42 gram yağ
  • 20 miligram sodyum
  • 29 gram karbonhidrat
  • 6 gram şeker
  • 20 gram protein
  • 6 miligram C vitamini
  • 10 miligram demir

İsveç Diyeti

İsveç diyeti kilo vermekte en etkili diyet yöntemidir. 13 günlük süren bir diyettir metabolizma  hızına bağlı olarak en az 6 en fazla 25 kilo verebilirsiniz.

İsveç Diyeti

  • Diyet boyunca günde 20 bardak su içmelisiniz
  • Diyeti doktorunuza danışmadan yapmayınız
  • 3 ay geçmeden diyeti tekrarlamayın
  • Aynı gün içerisinde yemeklerin öğünlerini değiştirebilirsiniz
  • Kolesterolu yüksek olanlar yumurta akını yiyebilirler bu sayede kolestrol normale inecektir
  • Kahveye veya kafeine alerjisi olanlar bu diyeti uygulamamalı
  • Diyette belirtilenlerin dışında başka yemek yemeyin
  • Diyet 13 günden fazla sürdürülmemeli

İsveç Diyeti Tavsiyeleri

  • Brokoli olmadığı zamanlarda karnıbahar yiyebilirsiniz
  • Ağır gelirse yapamazsanız Gün de diyeti sonlandırabilirsiniz
  • Herşeyi yiyebilirsiniz fakat belli miktar da
  • Diyetiniz ağır geldiği takdirde bırakmanız sağlığınız açısından daha iyidir.

İsveç Diyeti Listesi

1. Gün :

  • Sabah;  1 tane haşlanmış yumurta portakal suyu
  • Öglen; bir kase yoğurt üzerine toz biber
  • Akşam ; tavuk bol yeşillikli zeytinyağlı salata

2. Gün:

  • Sabah; 1 fincan kahve yanına şeker
  • Öglen; haşlanmış ıspanak  yanına bir kase yoğurt
  • Akşam; 1 biftek yanına yeşil salata

3. Gün:

  • Sabah;  1 dilim ekmek 100 gram beyaz peynir
  • Öğlen; meyveli yoğurt
  • Akşam; sebze yoğurt

4. Gün :

  • Sabah;  1 dilim ekmek 1 tane yumurta 100 gram beyaz peynir
  • Öğlen; 2 dilim portakal suyu
  • Akşam; fırında balık

4. Gün:

  • Sabah; haşlanmış yumurta bir bardak süt bir dilim ekmek
  • Öglen; yağsız yoğurt üzerine kırmızı biber
  • Akşam; 1 dilim kızarmış ekmek bir dilim peynir portal suyu

5. Gün:

  • Sabah; yağsız yoğurt bir kase
  • Öglen; 1 dilim peynir meyve suyu
  • Akşam : derisiz tavuk akdeniz salatası

6. Gün:

  • Sabah; şekersiz çay kızarmış bir dilim ekmek
  • Öğlen; ızgara et yoğurt
  • Akşam; hiçbir şey

7. Gün

  • Sabah; şekersiz çay bir dilim ekmek yumurta ve beyaz peynir
  • Öğlen; yağsız yoğurt bir tane elma
  • Akşam; mevsim salatası

8. Gün:

  • Sabah; 4 tane siyah zeytin 1 dilim beyaz peynir iki dilim ekmek
  • Öglen; havuç suyu
  • Akşam; ıspanak yoğurt

9. Gün

  • Sabah; şekersiz çay bal kızarmış ekmek
  • Öglen; iki dilim elma
  • Akşam; biberli yoğurt

10. Gün:

  • Sabah; bir bardak süt bir dilim peynir
  • Öglen; bir  kase yoğurt
  • Akşam; fırında balık salata

11. Gün

  • Sabah; bir bardak süt 4 tane zeytin bir dilim ekmek bir kaşık bal
  • Öğlen; bir kase yoğurt iki dilim elma
  • Akşam; tavuk salata

12. Gün

  • Sabah; bir dilim peynir bir dilim ekmek istediğiniz kadar zeytin bal kaymak iki bardak çay
  • Öglen; yoğurt meyve
  • Aşkam; balık veya tavuk tercih sizin yanına  mevsim salatası

 

Gardıroplarda Bulunması Gereken 10 Eşya

Hemen her hanım, modanın gündemini takip ederek, ona uygun giyinmek ister. Bunun için, tasarımcıların, sezon defilelerini ve vitrinleri yakından izler ve kendine yakışanları bulmaya çabalar. Tüm bu uğraşların yanı sıra, birde her kadının dolabında olmazsa olmaz, bazı giyim parçalarının bulunması gerekliliği vardır. Bugünkü makale konumuzu, her zaman lazım olabilecek ve hayat kurtarıcı bu parçalar oluşturuyor. Gardıroplarda bulunması gereken 10 eşya hakkında hazırladığımız yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.

Gardıroplarda Bulunması Gereken 10 Eşya

1-Beyaz tişörtler; Klasik ve spor, her türlü kıyafetle kombinlenebilen tişörtler; bu anlamda kullanım rahatlığı bakımından sınır tanımamaktadır. Giyilen pantolon, etek, ayakkabı ve çanta; beyaz tişörtünüzün gün içinde nasıl kullanmak isterseniz isteyin, uyumu yakalamanıza yardımcı olacaktır.

2-Balıkçı yakalarınız; Yine her kadının dolabında, farklı renklerde balıkçı yakalarının olması, katmanlı giyim çeşitlemesinde, oldukça rahatlık sağlayacaktır.

3-Sweatshirt; Geçmiş dönemlerde yalnızca spor kıyafetlerde kullanılan sweatshirtler, artık mini etekler, şık pantolon ve elbiselerle dahi kullanılabilmekte, değişik kombinler uygulanabilmektedir.

4-Beyaz renk gömlekler; Mini etek ve Jean pantolonların vazgeçilmezi olan beyaz gömlekler, kafanızın karışık olduğu ve ne giyeceğinizi bilmediğiniz günlerinizde, size oldukça büyük rahatlık sağlayacaktır.

5-Hırka çeşitleri; Katmanlı kıyafetlerde vazgeçilmez olan hırka modelleri, özellikle kalem eteklerde oldukça şık görünebilmenize imkân tanıyacaktır.

6-Kolsuz tişörtler; Sadece yaz aylarında değil, kış mevsimlerinde bile, hırka ve kazaklarla kullanılabilen kolsuz tişörtlerinizi mutlaka dolabınızda bulundurmanız gerekir.

7-Çizgili tişörtler; Özellikle son yıllarda, modacıların beyaz tişörtten fazla ilgi göstermeye başladığı çizgili tişörtler, şık ve enerjik duruşuyla kombinlerin göz bebeği haline geldi diyebiliriz.

8-Dantel Bluzlar; İster gündüz sokak modasında, ister gece davetlerinizde, farklı şekillerde bütünleştirebileceğiniz dantel bluzlarınız, oldukça şık detaylar arasında bulunmaktadır.

9-Abiye bluzlar; Ani katılınması gereken davetler için kurtarıcı niteliğinde olan bu bluzlar, her hanımın gardırobunda en az 1 tane bulunmalıdır.

10-İpek bluzlar; Kalem eteklerden, pantolonlara kadar pek çok farklı çeşitte değerlendirilebilen ve feminen görüntüsüyle, tüm ilgiyi üzerinde toplamayı başaran ipek bluzlar da, hanımlarımızın vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır.

Maddeler halinde saydığımız gardıroplarda bulunması gereken 10 eşya hala dolabınızda bulunmuyorsa, makalemizi mutlaka dikkate almanızı öneriyoruz.

 

 

Beyaz Yazlık Elbiseler

Beyaz rengi; asaletin ve zarafetin şıklığını içinde barındıran bir renk olarak, her zaman kadınların vazgeçilmez renkleri arasına girmeyi başarabilmiştir. Taşıdığı özellik sayesinde, zamansız şıklığın adresi olarak görülen bu renkle bütünleşip sizde bu yaz beyaz yazlık elbiseler ile herkesi büyüleyebilirsiniz.

Beyaz Yazlık Elbiseler

Beyaz yazlık elbiseler rengin özelliği olarak, şıklığı rahatlıkla yakalayabileceğiniz ve yaz aylarında bronz teninizde mükemmel görünümü taşıyabileceğiniz modellerdir. 2018 sezonunda da en trend seçenekleri arasında ilk sıralara girmeyi başarabilmiş elbiseler, gerek sokak modasında, gerekse gece davetlerinizde rahatlıkla tercih edebileceğiniz seçenekler arasında yer almaktadır.

2018 yaz tasarımlarını mercek altına aldığımız zaman, özellikle dantel detayların elbiselerde sıklıkla kullanılmaya başladığını görebiliyoruz. Günlük elbiselerde ve abiye modellerde karşımıza çıkan dantel detayları, yazın kavurucu sıcakları düşünüldüğü zaman, estetik görüntüsünün yanı sıra, tasarımların oldukça kullanışlı olmasını da ön plana çıkarabilmiş.

Özel günlerinizde; uzun, mini beyaz yazlık elbiselerinizde veya günlük kıyafetlerinizde beyaz ve dantelin şıklığının bütünleşmesine tanıklık edeceksiniz. Vitrinleri incelediğimizde, tasarımcıların bu sezon, özellikle mini modeller üzerinde yoğunlaştığını açıkça görmemiz mümkün oluyor.

Dantel işlemelerin kullanıldığı beyaz elbiselerin bir diğer rahatlığı da, elbisenin kombinlenmesinin çok kolay yapılabilmesidir. Elbiseler, spor ayakkabılarla da, topuklu stiletto ayakkabılarla da giyilebilmesi sayesinde, her kadına hitap edebilmektedir. Tamamen giyen kişinin hayal gücü ve zevkiyle şekillendirebileceği elbiselerle, harika tarzlar yakalanabilmesi mümkündür.

Özellikle gece davetlerinizde severek giyebilmeniz için tavsiye edebileceğimiz bir diğer model, uzun beyaz gece elbiseleri

Fit ve bronz vücut hatlarına sahip hanımlarımızın, zarif bir estetikle, hatlarını ortaya çıkarabilecekleri bu modeller sayesinde, tüm bakışları üzerlerinde toplamaları mümkün hale gelebilir. Düğünlerde, gece organizasyonlarında, iş yemeklerinde, önemli toplantılarda kullanabileceğiniz bu elbiseler, sizi gecenin bir numaralı ismi haline getirebilir.

Tek omuz ve straplez modeller, beyazın şıklığında en az dantel detayları kadar sıklıkla kullanılan tarzlar olarak karşımıza çıkabiliyor. Elbiseye uygun giyilen ayakkabı, çanta ve aksesuarlar, bütünlüğü oluşturacak saç ve makyajla tamamlandığında, göz alıcı sonuçlar elde edilebiliyor. Unutmayın sizde; bu yaz beyaz yazlık elbiseler ile herkesi büyüleyebilirsiniz.

 

 

Makyaj Sabitleyici Sprey

Özenerek yaptığınız makyajınızın gün içerisinde hava şartlarından, cilt tipiniz gibi birçok nedenden dolayı ilk görünümü değişir. Belki de makyajınız bozulabilir. Bu süreyi uzatabilir makyajınızın bozulmamasını ilk yaptığınız gibi güzel görünmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey makyaj sabitleyici sprey kullanmanız. Her cilt tipine göre makyaj sabitleyici sprey vardır sizde seçerken kendi cildinize uygun olanı alırsanız daha olumlu sonuç elde edeceksinizdir. Evinizde de kolayca makyaj sabitleyici sprey yapabileceğinizi biliyor musunuz?

Makyaj Sabitleyici Sprey

  • 5 damla lavanta yağı
  • 1 yemek kaşığı alovera jeli
  • 2 yemek kaşığı saf su
  • Sprey şişesi
  • Cadı yapı

YAPILIŞI

  • Alovera jelini bir kâseye koyalım bildiğiniz gibi alovera jeli birçok cilt rahatsızlığına da iyi gelmektedir. En çok etki ettiği cilt sorunu da güneş yanığı ve lekeleridir.
  • Alovera jelinin üzerine cadı fındığı yağını ekleyip karıştıralım cadı fındığı yağı toksinlerin giderilmesinde ve ciltteki ölü bakterilerin giderilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Yaşlanmayı da geciktirme özelliğine sahiptir.
  • Diğer malzememiz de lavanta yağıdır. Lavanta yağı stresi azaltma ve düzenli uyku özelliğine sahiptir. Egzama ve sedef hastalığına da iyi gelmektedir.
  • En son saflaşmış suyumuzu ekleyip sprey şişemizde iyice çalkalayalım kimyasal madde kullanmadığımız için saflaştırılmış su kullanmak önemlidir bunun sebebi de bakteri biriktirmemesidir.
  • Kullanıma hazır olduğunda ferah hava verebilmesi için buzdolabında 1 gün boyunca bekletelim.

Ev yapımı makyaj sabitleme spreyinizi uygulamak için iyice çalkalayıp makyajınız bittikten sonra bir veya iki kere gözlerinizi kapatarak yüzünüze püskürtün ve kurumasını bekleyin. Makyaj spreyi kullanarak tüm gün makyajınız bozulmadan kalabilirsiniz.

Makyaj Sabitleyici Sprey Özellikleri

  • Transparan olup cildi renklendirmez
  • Makyajınızı sabitleyip cildinizde uzun süre kalmasını sağlar
  • Farklı cilt tiplerine göre vardır.
  • Mat ve parlak olmak üzere iki çeşidi vardır.
  • Cildinize sürdüğünüz fondöten ve pudranın doğal görünümünü sağlar.

Makyaj Sabitleyici Sprey Ne Zaman Kullanılır

  • Gelin makyajın da kullanılır makyajın akmaması bozulması için
  • Günlük makyajınızın gün sonuna kadar kalması için kullanabilirsiniz özellikle yaz ayların da çok iyidir.
  • Özel günlerde yapacağınız makyajınız da kullanabilirsiniz

Makyaj Sabitleyici Sprey Nasıl Kullanılır

Makyajınız bittikten sonra sabitleyici spreyi çalkalayarak kullanabilirsiniz. 30-40 cm uzaktan sıkmanız gerekir sıkarken gözlerinizi kapatıp iki kere üst üste sıkabilirsiniz. Yüzünüze uyguladıktan sonra yüzünüz nemlenecek ve makyajınızla bütünleşip kuruyacaktır. 1 2 dakika içinde kuruyacaktır kuruyana kadar ellememeniz gerekir.

 

Çocuklarda Kemik Gelişimi

Bu yazımızda sizlere çocuklarda kemik gelişimi ile ilgili bilgiler derledik. Kemik gelişimine iyi gelen besinler, bebeklerde kemik gelişimi için ilaçlar ve daha birçok bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz.

Çocuklarda Kemik Gelişimi

Kemiklerin en büyük görevi insanın hareketini sağlamaktır. Diğer yandan vücuda gerekli olan kalsiyumu ve içindeki ilikle kanın alyuvarlarım sağlaması yönünden de önemi büyüktür. Boy uzunluğu doğrudan doğruya iskeletle ilgilidir. Dolayısıyla hem insanın psikomotor davranışlarına elvermesi hem de bedence büyümenin temeli olarak kemiklerin büyümesini izlemenin eğitimde büyük önemi vardır.

Döllenmeden altı hafta sonra kemikleşecek olan ilk kıkırdak dokular görülmeye başlar. Doğumdan önce iskeleti meydana getirecek olan kemiklerin bazıları oldukça sertleşmiş ve bazıları ise kıkırdak haline gelmiştir. Yaş ilerledikçe kıkırdak dokular sertleşmeye başlar. Kemikler iç hücrelerinin büyümesi veya çoğalmasından daha çok kemiğin dış kenarlarına eklenen hücrelerle büyürler. Kemiklerin tam olarak biçimlenmesi ve sertleşmesi yirmi yaşlarına kadar devam eder.

Bebeklerde Kemik Gelişimi

İlk çocukluk çağında, henüz sertleşmediğinden, yanlış duruşlarla veya sıkıştırmalarla kemiklerin biçimi kolaylıkla bozulabilir, buna karşılık esnek olduğu için daha zor kırılırlar. Kemiklerin biçiminin bozulma tehlikesi ortaokul çağlarına kadar kendini gösterir.

Röntgen ışınları ile kemikler üzerinde yapılan incelemeler, geçmiş yıllarda insanın geçirdiği hastalıkların, metabolik bozuklukların ve gıdasızlıkların kemiklerde izler bırakabildiğini göstermektedir. Böylece beden büyümesindeki duraklamalar kemiklerin incelenmesi ile de anlaşılabilmektedir.

İlkokul çağına gelen çocukların henüz daha bilek ve parmak kemikleri ince işleri yapabilecek olgunluğa ulaşamamıştır. Bel, kol, bacak kemikleri ağırca işleri yapacak durumda değildir. Bu yüzden birinci sınıftaki öğrenciler küçük el işlerini, incelik isteyen ödevleri, yapmada güçlük çekerler. Bunun yanında kemiklerin ağırlığına dayanamayacağı veya biçiminin bozulmasına sebep olacağı işler de çocuklarca zorlukla yapılır.

Kemiklerin büyümesindeki bireysel farklılık, boyca büyümede olduğu gibi, oldukça büyüktür. Kızlar ve erkekler arasında da farklılık bulunmaktadır. Genel olarak kızların kemiklerinin büyümesi yaşıtları erkeklere oranla, özellikle ilkokulun son yıllarına doğru hızlanmaktadır.

Çocukların kemiklerinin büyümesi ile dişlerinin büyümesi arasında oldukça yüksek bir korelasyon vardır. Buna dayanarak çocukların kemiklerinin büyümesini, dişlerinin büyümesine, süt dişlerinin yerini asıl dişlerinin almasına bakarak izlemek mümkündür.

Gelişim Süreçleri

Çocuğun doğumundan 5-8 ay sonra alt ve üst çenedeki orta ön dişlerinin çıktığı görülür. Hemen bunların arkasından 11 inci aya doğru da yan ön dişler çıkmaya başlar. Birinci yaşın sonlarına doğru ön dişler tamamlanmış olur. Bu dişler 6-9 yaşları arasında düşerek yerlerine asıl dişler gelmeye başlar. Köpek dişleri doğumdan sonra 16-20 aylıkken çıkar, 9-12 yaşlarında yerini asıl dişlere bırakır. ilk azı dişleri doğumdan 16 ay sonra görülür, 30. aya doğru tamamlanır. Bunların yerine asıl dişlerin çıkması 10-13 yaşları arasında olur.

İki buçuk yaşına kadar süt dişlerini tamamlayamayan çocuklar kemiklerinin gelişimi bakımından geride, bu yaştan önce süt dişlerini tamamlayan çocuklar da o oranda ileride olurlar. Süt dişlerini 13 yaşına kadar dökmeyen öğrencilerde de kemik gelişimi oldukça geri demektir. Süt dişlerini daha önce dökenler ise aynı oranda kemik gelişiminde ileridirler. Ancak, yine her çocuğun kendine özgü bir diş gelişimi olduğunu unutmamak gerekir.

Diş bakımı dişlerin çürüyerek erken dökülmesine engel olmaktadır. Yine beslenmenin ve sağlık şartlarının kemiklerin büyümesine etki yaptığını da unutmamak gerekir. Bunun yanı sıra kalıtımın kemiklerin büyümesine, özellikle dişin yapısına büyük etkisi bulunmaktadır. Dişleri koruma alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren çocuklarda yerleşmesi gereklidir.

Çocuklarda Kilo Artışı Dönemleri

Çocuğum çok kilolu ne yapmalıyım?, Çocuğuma kilo aldırmak için ne yedirmeliyim? Bu soruları bir çok ebeveyn sormakta. Bu yazımızda sizlere, çocuklarda kilo artışı ve bu artışı sağlayan nedenleri derledik.

Çocuklarda Kilo Artışı

Yeni doğmuş bir bebek genel olarak 2,500 ila 4,300 gram ağırlığındadır. Doğuşta erkekler kızlardan daha ağırdır. Şişman ananın bebeği biraz daha ağırca olma eğilimindedir. Ananın ilk çocuğu son çocuğuna oranla biraz daha hafiftir. 2.500 gramdan daha hafif olan bebekler henüz daha doğuş olgunluğuna erişmemiş sayılmaktadır.

Doğum sonrasında, fiziksel gelişmedeki gibi bebeğin kilosundaki artışta oldukça hızlı olacaktır. Ağırlıktaki bu hızlı artış çocuk 2 yaşına gelene kadar devam edecektir. 3 Yaşa doğru da bu artış oldukça yavaş olur.  Bu yaş ila ilk okul dönemi arasında bu artış tekrar hız kazanacaktır.

Ani kilo Almanın Sebepleri

İlkokul çağında öğrenciler, ağırlıkça artmada pek önemli bir hız göstermez. İlkokulun son yıllarına doğru kızların ağırlığı yaşıtları erkeklere oranla daha hızlı artmaya başlar. Kızların ağırlığının daha hızlı artmasının nedeni erkeklerden daha önce erinlik devresine girmeleridir. Ortaokulda kızlar yaşıtları erkeklere bakarak daha ağırdırlar. Ancak lise çağında erkekler, ağırlıkta, yaşıtları olan kızlarla aralarındaki açıklığı kapatırlar ve ileri geçerler. Erginlik yıllarının sonuna doğru erkekler kızlara oranla ortalama olarak daha ağırdırlar.

Beslenmenin ağırlıkça artmada büyük önemi vardır. Çocuğu yağlandırmaya dayanan yanlış beslenme, bebeklik ve ilk çocukluk çağlarında, çocuğun yağ tabakalarının içine gömülmesine sebep olur. İlk ve ortaokul çağlarında öğrencilerin fazla enerji sarf etmesi ile bu yağ tabakaları oldukça erir. Yukarıda verilen rakamlar daha çok çocuğun kas, kemik ve organlarındaki büyümesi gibi normal ağırlığına ilişkindir. Ana babanın tombul çocuk isteme eğilimi yüzünden yağlandırılan çocuklar ağırlıkça daha hızlı artmalar gösterir. Fazla şişmanlığın, organların çalışmasına engel olmasının yanı sıra çocuğun etkinliklerine ve kişiliğine de olumsuz etkileri vardır.

Zayıf Çocuğa Kilo Aldırma

Sağlık şartları, öğrencinin yakalandığı hastalıklar ve gıdasızlık, onun aşırı derecede zayıflamasına sebep olabilir. Ağırlıkta hızlı düşmeler dikkatle izlenmeli, çocuğun beslenmesine dikkat etmeli ve hastalıkların fazla iz bırakmadan geçirilmesi sağlanmalıdır.

Diğer yandan kalıtım da çocuğun ağırlıkça artma hızına etki yapmaktadır. Şişman ana babaların çocukları şişmanlamaya, zayıf ana babaların çocukları, bütün uğraşmalara rağmen, zayıf kalmaya eğilim göstermektedir. Zayıflıkla veya şişmanlıkla vücudun sağlam olması arasında bir korelasyon olmakla beraber akranlarına göre pek şişman olanların sağlıklı, zayıf görünenlerin de sağlıksız olacağını söylemek mümkün olmamaktadır.

İlkokul, ortaokul ve lise çağındaki öğrenciler arasında ağırlıkça büyümede büyük bireysel farklılıklar görülmektedir. Bu bireysel farklılıklara beslenme, sağlık şartları ve kalıtım en belli başlı neden olarak görülmektedir. Öğrencinin ağırlıkça büyümesi izlenirken fazla artış ve düşüşlere dikkat edilmesi gerektir. Fazla şişmanlamanın veya zayıflamanın nedeni duygusal bozukluklar, dengesiz beslenme, sağlık şartlarının bozulması olabilir. Bunların eğitime olumsuz etkiler yapacağı meydandadır.

Pankreas ve Cinsel Salgı Bezleri

Midenin altında yer alan bu salgı bezi, İnsülin donen çok önemli bir hormon salgılar. Ensülinin görevi, şekeri bedende glikojen ve nişasta şeklinde depolamaya ve enerji üretmek amacıyla şekeri yakmaya yardımcı olmaktır. Yenenlerin kana geçmesiyle pankreas da ensülin çıkarır, kan dolaşımıyla şekerler ve ensülin taşınır, enerji üretiminde artan şekerin kas ve karaciğerde glikojen şeklinde depolanmasını sağlar. Pankreasın sağlığı bozulursa, yeterince ensülin çıkaramaz, kanda şeker oranı yükselir ve idrarla dışarı atılmaya zorlanır. Bu durumda bir kısım şeker, enerji üretimi için değerlendirilemez.

Yağlardan enerji üretilmesi için de bir miktar şeker gereklidir. Ensülin azlığı nedeniyle şeker metabolizması, ketozis denen durumu oluşturur. Diyabet denen şeker hastalığının gerçek nedeni bilinmiyor. Pratikte, şeker ve nişastalı besinlerin çok yenmesi ve B-1 vitamini eksikliğinin bu hastalığa yol açtığı konusunda kuvvetli deliller vardır. Şeker hastalarının diyeti, vitamin ve maden eksiklikleri yaratmamak için çok özenle hazırlanmalıdır. Ensülinin iyi kullanılması için, karbonhidratı az ve vitaminleri bol bir özel beslenmeyle durum idare edilir. Çoğu kez diyeti vitamin-maden tabletleriyle güçlendirmek salık verilir. Fakat şeker hastaları sürekli olarak bir hekimin denetiminde bulunmalıdırlar.

CİNSEL SALGI BEZLERİ

Erkek ve kadınların cinsel salgı bezlerinin sağlığıyla beslenme konusu yakından ilgilidir. Cinsel istek azlığı ve güçsüzlük, evlilik yaşamında önemli ‘bir zorundur. Bu konu açıkça ele alınmalıdır. Eğer beslenme çok iyi düzenlenirse, esenliğin kazanıldığı ve seks gücünün yerine geldiği görülür. Bazen 30 ve çoğu kez 40 yaşından sonra görülen erkeklik gücünün azalması, çoğunlukla fazla çalışma, yorgunluk ve kötü beslenmeden ileri gelir.

THYMUS

Kalbin hemen üstünde bulunur ve çocukluk çağında önemli iş görür, gelişmeyi yönetir. Ergenlik çağının sonuna doğru görevlerini başka beze devreder, etkisi azalır, fakat yaşlılıkta bile bir dereceye kadar fonksiyonlarına devam eder.

ADRENAL

Adrenal denen böbrek üstündeki salgı bezleri, “savaşçı bezler” diye tanımlanır. Yaşam savaşımızda birçok davranışımızı etkiler. Korku yada kızgınlık gibi bir heyecanlı durumda, adrenalin denen hormonunu bol miktarda salgılar, ve bedeni savaşa hazırlanmaya uyarır. Adrenalin, kaslar ve karaciğerde depo edilmiş nişasta yada glikojenin şekere dönüşerek hemen enerji kaynağı oluşmasını sağlar. Kanda şekerin bol olduğu zamanların dışında, adrenaller sürekli olarak az miktarda adrenalin çıkarır ve glikojenin şekere dönüşmesini gerçekleştirirler. Adrenalin azlığı, tepki gösterme hızını azaltır ve tehlike karşısında davranabilme yeteneğini kısıtlar.

PARATİROİDLER

Tiroidlerin arkasında bulunurlar; kanda kalsiyum azaldığı zaman hormon salgılar  ve kalb, sinir gibi önemli dokular için öncelikle gerekli kalsiyumu sağlamak amacıyla, kemik ve dişlerden sökülmesini, kan dolaşımıyla haber ileterek gerçekleştirir. Bu hormonlar yardımıyla, kanda sürekli olarak kalsiyum ve fosforun aynı miktarda bulunması sağlanır.

Esenliğin sürmesi için, bedendeki her hücrenin fosforla beslenmesi ve sinir-kas dokularının gevşemesi için kalsiyumun alınması gerektiği hatırlanmalıdır. Şu halde, paratiroidler, sağlığın korunmasında ve heyecan, sıkıntı, sinirlilik ve kalp çarpıntısının önlenmesinde çok büyük önem taşırlar.

Karne Zamanı Çocuklara Nasıl Davranmalıyız

Bir eğitim yılının daha sonuna geldiğimiz şu günlerde, karneler sıklıkla konuşulmaya başladı. Karneler, çocuğun başarı düzeyinden ziyade ebeveynlere verilmektedir. Bu sebeple, çocukların karneyle korkutulmaları hiç doğru değildir.

Çocukları Karneyle Korkutmak Çözüm Değildir

Karnelerinde düşük notlar getiren çocuklar, anne ve babalarının tepkilerinden çok korkmaktadırlar. Karnesi kötü geldiği için üzülen bir çocuğun, anne ve babasından da kötü karşılık görmesi, onu aşağılar ve başarısızlığı kabullenmesine neden olur. Böyle bir durumda, çocuk derslerini düzeltmek için çaba sarf etmemeye başlayacaktır.

Çocuklara Koşulsuz Sevildikleri Hissettirilmelidir

Anne ve babaların geneline baktığımızda, ebeveynlerin çocuklarına her fırsatta okul başarıları hakkında sorular sorduğunu görürüz. Sürekli olarak ders notları ve ödevleri hakkında didiklenen çocukların, genel yetenek özellikleri hiçbir zaman dillendirilmemektedir. Dolayısıyla okulunda başarıyı yakalayamamış çocuklar, başarısız etiketiyle sağlıksız bir ruhsal gelişim göstermeye başlamaktadırlar. Bu durum, onların özgüvenlerini yaralar ve girişeceği her konuda başarısız olacağını düşünür. Çocuk bu dakikadan itibaren, ders çalışmayacak ve başka herhangi bir işte de olumsuz sonuçlar alacağını benimseyecektir.

Bu tatsız durumun önüne geçmenin en iyi çözümü, çocuklara sevginin koşulsuz verilmesidir. Başarılı veya başarısız, sonucu ne olursa olsun, sizin desteğinizi yanında hisseden bireyler yetiştirmek; gelecek hayatları için çok önemlidir.

Karne Notu Düşük Çocuklara Moral Verilmelidir

Çocuklar düşük karne notları getirdiğinde, verilmesi gereken tepki; ona sıkıca sarılıp, öpmek ve onun çok sevdiği evladı olduğunu hatırlatmaktır. Gelecek dönemde notlarını yükseltebileceği konusunda çocuk yüreklendirilerek, ona inancın sağlam olduğu hissettirilmelidir. Zayıf olduğu derslerde, konular çocuklara gülümseyerek, sabırla anlatılmalıdır. Gerekli görüldüğü takdirde, tatil boyunca çocuğu sıkmadan, ona özel ders aldırılabilmesi bir diğer çözüm önerisidir.

Bütün dersleri düşük gelen bir çocuğun pedagog yardımı görmesi daha doğru olacaktır. Okulda veya ailede çocuğu olumsuz etkileyen gelişmelerin olup olmadığı, çocukta öğrenme geriliği yaşanıp yaşanmadığı ancak pedagog tarafından anlaşılabilir. Pedagog yardımıyla olumsuz koşullar değiştirilmediği sürece, alınacak ek derslerin çocuğa olumlu bir katkısı olmayacaktır.

Bir diğer önemli nokta ise, sorunun başında tespit edilmesi ve soruna çözüm aranmasıdır. Bunu başarabilmek için, öğretmen ile yakın ilişkilerde olmak çok önemlidir. Çocuğun okul içindeki davranışları ve notları ancak bu yolla takip edilebilmektedir.

Çocuğunuzun Yeteneklerini Ön Plana Çıkarın

Misafirliğe gittiğinizde veya arkadaşlarınız evinize geldiğinde, onların yanında çocuğun okul başarısından bahsetmek yerine, onun ne kadar iyi yüzdüğünü, ne kadar iyi satranç oynadığını vurgulayın. Böylelikle, çocuğunuzun yeteneğini ön plana çıkarak, onun kendisine olan özgüvenini sağlamlaştırmasına yardımcı olmuş olabilirsiniz.

Tatilde Çocuklara Nasıl Davranılması Gerekir

Çocuklara bir birey olduklarını ispat edebilmeleri için, onlara fırsatlar sunulmalıdır. Bu aşamada, çocukların tatil planlarını sormak ve tatil sürelerini nasıl geçirmek istedikleri konusunda onlara destek vermek iyi olacaktır. Böylelikle, tatil süresince eğlenen ve dinlenen çocuklar, yeni ders yılına hazır bir şekilde girebilirler.