Alerji Nedir? Nasıl Anlaşılır ve Tedavi Edilir?

Siz değerli okuyucularımıza bu yazımızda; alerji nedir?, alerji belirtileri nelerdir?, alerji çeşitleri nelerdir?, en çok görülen alerji türleri nelerdir? sorularının cevaplarından bahsedeceğiz. Keyifli okumalar.

Alerji Nedir

Alerji denen bozukluk, bazı özel maddelere karşı bir insanın fazla duyarlı olmasıdır; cilt kızarması, soluk alma güçlüğü, mide ve barsak bozuklukları va sinir krizleri gibi belirtilerle ortaya çıkar. Alerji konusu yüzyılımızın başından bu yana incelenmiştir; bunu denetlemek ve önlemek için neler yapılması gerektiği konusunda pek çok şey öğrenilmiştir.

Alerji NedirSize alerjinin bu yönlerini anlatacağım.   İlkin, alerjinin nasıl oluştuğuna kısaca değinelim. Besin lerin kana geçmesi için, çeşitli değişimlere uğrana lan gerekir. Söz gelimi, proteinler amino asitlere dönüşür. Bununla birlikte Dr. Bret Rather, sindirilme miş proteinlerin de kan dolaşımına doğrudan doğru ya ince barsaktan ve de kalın barsaktan karıştığın ve ağız ile burun kanalından da emilebildiklerini göstermiştir. Bu emilme çok çabuk gerçekleşmektedir Alerjik bireyde antijen olarak karşılanan maddeler, solunum yoluyla da ciğerlere giderek buradan kan karışırlar.

Alerji Nasıl Oluşur

Antijen taşıyan bif madde kanda fazlaca birikirse bedende nasıl bir karşı koyma olur? Bedene uymayan bu madde kullanılamaz ve böbrek boşaltımıyla dışarı atılır ya da atılamaz. İnsan bedeni elbette bu maddeye karşı bir savaşçı hazırlayacaktır Yapabileceği en iyi şey de,   bu maddenin bir daha içeri girmemesi için bif sistem kurmaktır.

Hemen antikor denen maddeler yapılır.   Savaşçı antikorlar, sindirilmemiş proteinleri zararsız kılan hücrelerdir Antijenli maddenin ilk girişinden 10 gün kadar sonra kanda ilk antikorlar serbest olarak dolaşmaya başlar, yabancı maddeye karşı koyan savaşçının beden kısa zamanda hazırlamıştır.   Fakat yabancı madde miktarı çok ve antikor üretimi yetersiz olursa, bedende bazı belirli bölgelerdeki hücrelere yapışırlar.

Bu olaydan sonra, aynı yabancı madde daha çok miktarda bedene etki ederse, hücrelere yapışık antikorlara ulaşıncaya kadar yok edilemez ve «şok» denen olaya yol açarlar ve alerjik olay oluşur. Bu durum, antikorların hangi hücrelere yapıştığına ve deri, mide, barsak sistemlerini, bronşları, sinir sistemini nasıl etkilediğine göre değişik alerjik olaylar görülür.

İyi ki alerjik olaylar toplumda çok az insanda görülür. (Binde iki kişi) Sindirilmemiş proteinler ve bazı maddeler, seyrek olarak kana saldırır; bedenin antikor üreterek karşı koymasına gerekli zamanı sağlamış olurlar. Bazı durumlarda proteinin kana etkisi çok az olur ve çok kısa zamanda kana karışırlar; beden, savunmasını hazırlayamaz ve bu kişiler alerjik insanlardır.

Alerji Nedenleri

Sindirim sistemi tam sağlığına kavuşmamışken bir hastanın iyileşme devresinde, aşırı besin yemek yada mevsimsiz bazı proteinli besinlerin çiğ yenmesi nedeniyle «duyarlık» meydana gelebilir. Bir oturuşta fazla yememek ve proteinli besinleri iyice çiğnemek gerekir. Alerjiye yol açtığı öne sürülerek kötü tanıtılan besinlerden biri de süttür. Çiğ süt yerine, yoğurt ve ayran gibi mayalanmış sütleri öğütlemesinin bir nedeni de budur. Yoğurt, ayran ve peynirdeki, süt şekerinden oluşan laktik asit, süt proteinini daha kolay sindirilir bir duruma sokar.

Ve de yoğurt ile peynir proteini, midede yumuşak ve süngerimsi pıhtılar meydana getirmekle mide salgısının etki etmesini kolaylaştırıcı geniş bir etki alanı oluşturur. Çiğ ya da pastörize sütler ise midede sert pıhtılar oluşturur ve salgının tüm proteinlere sızması zorlaşır. Tahıl proteinleri de bu açıdan sindirimi zor proteinlerdir, fakat iyi bir pişirme ile özümsenmeleri kolaylaştırılır.

Sindirilmiş besinlerin kana karışmasını önleyici korunma yollarından birkaçı: Sindirim kanalında fermentlerce proteinlerin amino asitlere parçalanması, sindirilmemiş besinlerin barsak çeperinden geçemeyişi, pişme sırasında proteinlerin pıhtılaşması vb… Bu doğal işlemlerin en uygun şekilde gerçekleşmesi için «dinçleştirici özel beslenme» ye gerek vardır. Sindirim salgıları ve organların sağlıklı olması için gerekli protein, vitamin ve madenlerin, iyi bir beslenmeyle alınmasına çalışılmalıdır.

Sindirilmemiş proteinler kana karıştıktan sonra bunlara ikinci bir karşı koyma başlar: Hassas hücrelere proteinleri yaklaştırmayan özel antikorlarla karşılaşabilir ya da-enzimler tarafından parçalanabilir. Böbrekler yoluyla dışarı da atılabilir. Bu işlemlerin en iyi gerçekleşmesi için yine «vital diet: hayat veren özel beslenme» gereklidir.

Yeni Doğan Bebeklerde Durum

Yeni doğmuş bir bebeğin besinlere duyarlı olmayacak şekilde dünyaya getirilmesi ve bu esenliğini koruması için her çeşit olanak sağlanmalıdır. Gebelik sırasında annenin proteine gereği vardır ve çoğu kez proteinli besinlere «aş verir», yeme isteği uyanır. Bu istek üzerinde durulmalıdır. Et ve proteinli tahıllar, çok iyi pişirilerek yenmelidir.

Kolay sindirilebilen işlenmiş sütleri, ayran, yoğurt ve peynirleri seçmek, ve bir yemekte çok protein almamak gerekir. Doğum doktorunun öğütlerine uymak ve beslenmeyi onunla birlikte düzenlemek iyi olur. Bebek doğduktan sonra da çocuk doktorunun öğütlerine uymak yararlıdır. Çocuk doktorunun en çok ilgilendiği konu, bebeğin beslenmesi konusudur.

Bütün çabanıza rağmen alerjik durumlarla karşılaşıyor yada böyle bir derdi yıllardır çekiyor da nedenini bilmiyorsanız, bulabileceğiniz en iyi alerji uzmanı doktora gidiniz, ve sizde alerji yaratan maddeyi bulmasını sağlayınız. Bundan sonra sizin için iki yol açılmıştır. Birincisi, alerjen besini yememektir. Sizi kurtarabilecek ikinci yol ise, “eğer yemeniz gerekiyorsa” bu alerjen besinlerden her gün çok az miktarda yemeye çalışınız;

ilkin çok küçük bir parça yiyerek başlayınız ve bu ölçüde bir süre devam ediniz. Sonra çok az miktarda ve uzun sürede, uygun aralıklarla bu alerjen besinden yemeyi artırmakla, bağışıklık kazanmaya çalışınız. Birçok ıılerjik insan bu yolu izleyerek iyi sonuç almıştır. Duyarlığı iyileştirmek için kısa sürede etkili yöntemler de vardır, fakat bu ölçüde güvenilir yöntem değildirler. Denemeye değer oluşları da herkes için özel bir konudur.

Yeni araştırmalar, özellikle büyüklerde alerji görülmesi yanında genel sağlıklarının da bozuk olduğunu ortaya çıkardı. Vital diyet, ya da esenlik kazandıran özel beslenmenin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu soy özel beslenmenin sürekli ya da geçici uygulayıcıları, birçok hastalığa kolay kolay yakalanmıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.