Çocuk Apandisiti

Apandisit (ekin iltihabı) derhal tıbbi yardım gerektirir. Bu nedenle hemen tıbbi yardım istemek için semptomlarını tanımak ve normal bir bağırsak ağrısından nasıl ayırt edilebildiğini bilmek önemlidir.

Apandisitin ilk belirtileri genellikle düşük dereceli ateş ve göbek çevresinde ağrıdır. Ağrı genellikle git gide kötüleşir ve karnın sağ alt tarafına doğru hareket eder. Kusma, ishal veya kabızlık ve iştah kaybı diğer yaygın semptomlardandır.

Çocuğunuzun apandisiti olabileceğinden şüpheleniyorsanız hemen çocuk doktoruna başvurun. Bir apandisit ne kadar erken tespit edilirse, tedavi edilmesi o kadar kolay olacaktır.

Apandisit Hakkında

Ek, bir organın, abdomenin sağ alt bölümünde kalın bağırsağa tutunan bir parmak  büyüklüğünde bir yapıdır. Ekin iç kısmı genellikle kalın bağırsak ile bağlanan bir tür ölü uç oluşturur.

Ek, sert ve kuru bir dışkı (fekalit olarak adlandırılır), bağırsakların lenf bezlerinin iltihaplanması veya parazitlerin varlığı nedeniyle tıkanabilir. Ek tıkandığında iltihaplı hale gelir ve dışkıdaki bakteriler aşırı derecede üreyebilir.

Enfekte olmuş apandisit çıkarılmazsa, nihayetinde bakteriler patlayabilir ve yayılabilir. Apendiksin rüptürünün neden olduğu enfeksiyon çok ciddidir, apse oluşturabilir (irin bir enfeksiyon) veya karın boyunca yayılabilir (bu tip bir enfeksiyona peritonit denir).

Apandisit çoğunlukla 11 ila 20 yaş arasındaki çocukları etkiler ve bebeklerde ve küçük çocuklarda çok nadirdir. Çocuklarda acil abdominal cerrahinin en sık nedenlerinden biridir. Apandisit bulaşıcı değildir.

SEMPTONLAR

Çocuğunuzun apandisit belirtileri varsa, hemen çocuk doktoruna başvurun:

  • şiddetli karın ağrısı, özellikle karın düğmesinin etrafında veya karın alt sağ kısmında (ilk başta ağrı aralıklı olabilir ve daha sonra sürekli ve keskin hale gelebilir)
  • febrícula
  • iştah kaybı
  • mide bulantısı ve kusma
  • ishal (çoğunlukla küçük miktarlarda ve mukusla)
  • Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda şişmiş karın

apandisitinin önlenmesinin olası bir yolu yoktur, ancak şu anda var olan ve tanı koydurucu diagnostik testlerle, çoğu vaka komplikasyon olmaksızın tanımlanır ve tedavi edilir.

Bir apandisit tedavi edilmezse, iltihaplı apandisit semptomların başlangıcından 24 ila 72 saat sonra patlayabilir. Ek patlarsa, ağrı karın boyunca yayılabilir ve çocuğun ateşi önemli ölçüde artabilir 40º C’ye (104º F) ulaşabilir.

Apandisit belirtileri çocuğun yaşına bağlı olarak değişebilir. 2 yaşında veya daha küçük çocuklarda en sık görülen semptomlar, kusma ve şişmiş karın ağrısıdır.

Çocuğunuzun apandisiti olabileceğinden şüpheleniyorsanız, çocuk doktoru derhal arayın ve çocuk doktoru tarafından yönlendirilmedikçe çocuğunuza ağrı kesici yiyecek veya içecek vermeyin.

Apandisit semptomları diğer tıbbi durumlara (böbrek taşı, zatürree veya hatta idrar yolu enfeksiyonu) benzer olabileceğinden apandisit tanısı koymak genellikle çocuk doktoru için biraz sıkıntılıdır.

Apandisitin doğrulanması veya ortadan kaldırılması için çocuk doktoru, çocuğun karnını ağrı veya hassasiyet belirtileri açısından tarayacak ve kan ve idrar testleri isteyecektir. Göğüs röntgeni, karın bölgesinin ultrasonu veya bilgisayarlı tomografi (CT) gibi başka testler de isteyebilir. Eğer çocuk doktoru çocuğunuzun apandisiti olduğundan şüphelenirse, çocuğu ameliyata hazırlamak için ona yiyecek ve içecek vermeyi bırakmanız istenebilir.

ÇOCUKLARDA APANDİSİT TEDAVİSİ

Apandisit, iltihaplı apandiksin apandektomi ile çıkarılmasıyla tedavi edilir. Cerrahlar karın içinde geleneksel bir insizyon yapabilir veya karın içinde çok daha küçük bir deliğe izin veren küçük bir cerrahi alet (bir laparoskop) kullanabilirler. Apendektomi genellikle iki ila üç gün hastanede kalmayı gerektirir.

Ameliyattan önce ve sonra, intravenöz (IV) sıvıların ve antibiyotiklerin uygulanması, olası komplikasyonları önlemeye yardımcı olur ve ameliyattan sonra yaranın enfeksiyon riskini azaltır. Gerekirse çocuğunuz da ağrı kesici alacaktır.

Enfekte bir apandisiti patlarsa, cerrahi olarak da çıkarılmalıdır. Bu tip bir müdahale daha uzun süreli hastaneye yatış gerektirebilir, böylece antibiyotikler çocuğun vücuduna yayılmış olan tüm bakterileri yok edebilir.

 

Çay Ağacı Bitkisinin Faydaları

Çay ağacı yağı çok uzak diyarlardan kendini kanıtlayarak yararını göstererek bize kadar ulaşmıştır. Asıl adı Melaleuca alternifolia olan ve bu ağacın yapraklarının yağının çıkarılmasıyla meydana gelen bitki türdür. İlk çağlardan bu yana kullanılan çay ağacı Avustralya aborjinleri tarafından ilk defa kullanılmaya başlanmış. ABD den yeni Zelanda’ya kadar ulaşmış bu bitki gemiciler tarafından sıkça kullanılarak ayak ve tırnak mantarlarında kullanılmasıyla mucizeleri tek tek keşfedilmeye başlanmıştır. Bu mucizevi bitkinin hemen hemen her şeye yararı olduğu gibi çok fazla zararı bilinmemektedir. Çay ağacı yağının bileşenleri şu şekildedir. %31 terpinen-4-ol, % 3,5 Alphaterpineol, % 16,4 P-Zymen şeklinde oluşmaktadır. Ülkemizde son 15 yılda yapılan araştırmalar sonucu yaygınlaşmaya ve bilinmeye başlanılmıştır. Çay ağacı antiseptik, anti bakteriyel, antiviral ve antifungal etkileriyle zararlı bakteri, virüs ve mantarları öldürüp yaraları iyileştirmek amacıyla yaygın kullanılmaya başlanış. Özellikle ‘Staphylococcus aureus’  bakterisinde etkilidir bu bakteri türü antibiyotiklerle bile güçlükle tedavi edilen bir bakteridir. Çay ağacı faydaları saymakla bitmez diyebiliriz. Kullanımı krem, yağ şeklindedir.

ÇAY AĞACI YAĞININ FAYDALARI

Çay ağacı birçok bölgede kullanılıyor bunlar  Kepek, egzama, akne, sivilce ve çıbanlar, mantar enfeksiyonları, sedef hastalığı, cilt kesikleri ve yanıkları, kuru saç derisi, dolama ve tırnak batmaları, ağız içi enfeksiyonları, siğil tedavisi ve uçuklarda kullanılan bir şifalı bitkidir.

  • Üst solunum yollarında öksürük, bronşit, grip gibi hastalıklarda yararını göstermektedir. Balgam sökücü özelliğine sahip olan çay ağacı yağını gece uyumadan önce göğüs bölgenize sürerseniz rahatlatacaktır.
  • Açık yaralarda dahi kullanılabilen çay ağacı yağını yaranızı temizledikten sonra sürerek sarabilirsiniz.
  • Vücuttaki toksinleri atmaya ihtiyacımız vardır vücudu terleterek toksinleri atmamızı sağlar.
  • Herhangi bir burkulma sonucu oluşan kas ağrılarını giderir.
  • Mide, kolon, bağırsak ve sindirim sistemi iç bakteriyel enfeksiyonunda atlamasını sağlar.
  • Dermatolojik olarak önerilen bir yağ türüdür oluşan yara izlerini geçirici özelliğe sahiptir.
  • Bağışıklık sistemine diren kazandırır vücudun güçlenmesini sağlar.
  • Kabakulak, suçiçeği, kızamık gibi hastalıkların çabuk iyileşmesini sağlar.
  • Oluşacak kötü kokuları engelleyicidir.
  • Kulak sağlığını da yararlıdır kulakta oluşan enfeksiyonu giderir ve ağrımasını engeller.
  • Antimikrobiyal özelliği sayesinde evdeki mikrop ve baterileri yok eder. Mutfak, lavabo ve küvet temizliğinde sıkça kullanılır.
  • Küf oluşan bölgelerde oluşan küfleri temizler ve küf oluşumunu engeller.
  • Tüberküloz hastalığının tedavisinde kullanılır.
  • Yaralar, kesikleri sinek, arı gibi böceklerde oluşacak hastalıklar yaraların tedavisinde kullanılır.
  • Cilt hastalıklarında faydası büyük ölçüde olan çay ağacının sedef hastalığı, egzama gibi cilt hastalıklarında faydalıdır.
  • Ciltteki hücreleri yenileyerek kırışıklık ve lekeleri gidererek cilt sağlığınızda kullanılır.
  • Ciltte oluşacak mantarı tedavi eder.

Çay Ağacı Yağının Yan Etkileri

  • Çok fazla zararı bilinmiyor ancak ağızdan alındığında zehirleyebilir.
  • Bazı ciltlerde alerjik reaksiyona sebep olabileceğinden cildinizin ufak bir bölümünde deneyerek reaksiyon oluşturabilir.
  • Herhangi bir cilt rahatsızlığını ve devamlı kullandığınız bir ilacınız varsa kesimlikle doktorunuza danışarak kullanınız.
  • Görülebilecek yan etkiler Kusma, ishal, mide rahatsızlığı, uyuşukluk, halüsinasyon görme, ciltte kızarıklıklar gördüğünüz anda doktorunuza başvurunuz.

İletişim

İletişim ; fikirleri, bilgiyi ve mesajları iletip alma sürecidir. İletişim eylemi, iki ya da daha fazla kişinin birbiriyle etkileşime girdiği, benzer özelliklere sahip mesaj alışverişi yoluyla, bir kanal kullanarak birbirlerini anlamaya ve etkilemeye çalıştığı karmaşık bir süreçtir. Bilginin iletilmesinde destek olarak hareket eder. Mekanik bir süreçten ziyade sosyokültürel bir gerçektir.

Günlük yaşantımızda birçok canlı ile iletişime gireriz. Her iletişim çeşidininsosyo-psikolojik bileşenleri bulunur. Şimdi bunları inceleyeceğiz.

İletişimin Sosyo-Psikolojik Bileşenleri

Bilgi, etkileşim ve algı, iletişimin sosyo-psikolojik bileşenlerini oluşturur ve bu bileşenler iletişimsel süreçlerde ortaya çıkar .

  • İletişimsel Bileşen: İletişimi bilgi alışverişi olarak değerlendirir. Sürecin her bir üyesi, bir nesne olarak değil, bir özne olarak (aktif bir varlık olarak) görülmektedir. .
  • Etkileşimli Bileşen: Tüm üyeler için ortak olan, grup aktivitelerinin performansını destekleyen, gruptaki bireylerin davranışları üzerindeki iletişim etkisidir. Katılımcılar arasında belirli ilişkiler varsa başarılıdır.
  • Algısal Bileşen: İnsanın algılamasının bir yansıması olarak kişilerarası algıyı içerir. Eğer bir birey diğeriyle temas ederse, bu durum her zaman tek kişilik olarak algılanır. Gösterimlerin iletişim üzerinde düzenleyici bir rolü vardır

Gösterimlerin iletişim üzerinde düzenleyici bir rolü vardır, çünkü diğer bireyin kademeli bilgisi aynı bilişsel özneyi oluşturur ve öteki bireyin imajının kesinliği üzerinde anlaşılan eylemlerin düzenlenişine bağlıdır.

Algı, bilgi ve etkileşim, iletişimin sosyo-psikolojik bileşenleri olarak, eğitim süreci için önemlidir çünkü onlar, öz bilgileri ve öznitelikleri tercih ederler.

İletişimin sosyo-psikolojik bileşenleri eğitimsel iletişimin ayrılmaz bir parçasıdır, çünkü etkinlik ve iletişim pedagojik süreçte, ortak faaliyetin planlanması, yönlendirilmesi ve yürütülmesi için konular arasındaki algı, bilgi ve etkileşim yoluyla birleştirilir.

Ergenler Arasındaki İletişim

Ergenlik, kişiliğinizin oluşumunu etkileyen bir süreçtir. Aynı zamanda belirli özelliklerin bu dönemde benimsenmesi sonucu insan gelişiminde özel bir aşama oluşur. Ergenler arasındaki iletişim yeni nüanslar sunar. Bu nüanslarla karşılaşan çoğu birey bu durumu doğal olarak karşılar.

Ergenlik döneminde fizyolojik dönüşümler çok belirgin ve merkezdedir.  Büyümenin hızlanması, boy, kilo artışı, kas gücü ve ikincil cinsel karakterlerin ortaya çıkması sonucu ergenlik dönemi özel bir dönem haline gelir. Bu dönem bireyleri çoğu durumda sürdürülen ilişkilere bağlı olarak yetişkinlerle o zamana kadar devam ettirilen iletişimin yerinden edilip çağdaşları ile olan iletişimdir.

Nesiller Arası İletişim

Farklı insan grupları arasında yürütülen iletişim süreçleri hakkında bilgi sahibi olmak, modern toplumların yaşam kalitesinde kayda değer bir iyileşme anlamına gelebilir.

Farklı kuşakların bireyleri arasındaki iletişimin önemi sadece insanlar arasındaki bağları güçlendirmek demek değildir. Farklı kuşakların iletişimi elbette . kuşaklar arası iletişim , aile içi iletişimi ya da akademik anlamdaki iletişimininunsurlu iletişimlerin yürütüldüğü ortamı uyumlaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda doğayı, insan için ideal bir ekosistem olan toplumda yaşanabilecek her türlü olayıolan olayları , gençlere öğretmeyi amaçlamaktadır.

Bu nedenle, iletişimin çeşitli kapsamları olduğu bilinmelidir. Çocuklarınteyit edilebilir. çocukların ve gençlerin davranışlarını anlamak için çaba gösterilmelidir. Onlarla kurulan iletişimde onlar daha kuşaklararası anlayış elde etmek için, yaşadıkları durumlardan bazıları benimsenebilir aldığınız uygun kanalları kullanarak onlarla iletişime geçebilirsiniz. ve iletişim anları oluşturulması gerekmektedir.

Etkili iletişim kurmaya özen gösterilmelidir. Tüm bunlaraHaberleşilen her şeyin iletici ve alıcı için aynı anlamı taşıyan bir sinyal olduğu durumlar vardır. Bu genellikle verici başka bir şey nihayet yayınladı ve kodlanmış reseptörü açmak gerekiyordu ve o istediği için farklı bir anlam verdi gerçeğine karşı biridir, ancak, ideal bir durumdur aslen. Bu durum, nesiller arası iletişimde sıkça görülür.

Bu anlamda ve gerçek bir anlayış ve iletişim süreçlerinin yönetimi olduğu için, bu yetişkin mesaj, orta seçimi ve en iyi zamana odaklanan, formları ve iletişim stratejilerini planlamak olmasıdır.

Etkili iletişim kurun

Yukarıdakilere dayanarak nesiller arası iletişim, farklı nesillere ait iki veya daha fazla kişinin ortak bir anlamın ima edildiği bir eylem olarak tanımlanabilir. Bu nedenle, farklı kuşaklar arasındaki iletişim problemlerinin, iletilmekte olan mesajın ortak anlamının eksikliğinden kaynaklandığını varsaymak mümkündür.

Nesiller arası iletişimin karmaşıklığı, insanda var olan kalıcı değişme koşullarına atfedilebilir, hatta daha çok, değişimin diğer zamanlardan daha hızlı gerçekleştiği haliyle bir çağın söz konusu olduğu durumlarda.

Ergenlik Döneminde Akranlar Arasındaki İletişimin Özellikleri

Ergenler arasındaki iletişim, ortak faaliyette geliştirilen ölçütlere dayanarak, kendi kendini yapmasını, değerlendirmeyi ve yansımayı teşvik eden bir faktör olarak daha fazla alan gerektirir.

Ergenler arasındaki ilişkiler, yetişkinlerle ve hatta kendi etki ve arzularıyla bile ilişkilerden bağımsız olarak oluşur. Bu ilişkilerin kendi içeriği ve gelişimlerinde bir mantığı vardır. Grup tarafından reddedilen popüler olmayan ergenlerde, yetersiz ve çoğunlukla abartılmış bir öz değerlendirme ortaya çıkmaktadır.

Ergenler, saygı ve otoritesinden zevk alan sınıf arkadaşları ile arkadaşlık ve arkadaşlık eğilimi gösterirler. İyi bir ortağın, niteliklerin, becerinin, cesaretin, sportif başarıların, dış görünüşün yetişkinliğinin ve kendini idare etmenin, sevgi dolu ilişkilerde deneyimlerin, yetişkinlerle ilişkilerde bağımsızlığın, vb.

Bir refakatçiye yönelik tedavi genellikle o kadar çekici ki, ergen onu ilgilenmeyecek veya ilgisini çekmeyecek bir şeyle ilgilenmeye başlıyor. Ama ilginizi gerçekten ne uyandırabilir? Bu yüzden akranlarıyla olan anlaşma yeni çıkarların kaynağıdır. Kendisinden hoşlanan bir çağdaşın esası, ergenlere, saygı duyduğu nitelikleri ve sınıf arkadaşlarının değer verdiği şeylerden yoksun olduğunu fark etmeye ve anlamaya zorlar. Çağdaş, ergen için bir model haline gelir.

Öğrenciler arasındaki iletişimde tercih edilen konular, ilk sırada yer alma eğiliminde olan sevgi, ilişkiler, kur, cinsel ilişkiler ve cinsel eğitim ile ilgili olan konular; Spor, parti, plaj ve diğerleri de dahil olmak üzere boş zaman ve rekreasyon ile ilgili olanlar, ikinci ve üçüncü, çalışma, sınavlar, disiplin ve örgün eğitimini işgal etmektedir. En az tercih edilen yerlerde kariyer, gelecekteki çalışmalar, ulusal ve uluslararası politika ve gençlerin sosyal davranışları ile ilgili sorular elde etmek için sorular vardır.

Ergenler için, inisiyatif, kişiler arası ilişkilerinde büyük önem taşır. İhanete uğramak, hile yapmak, alay etmek ve başkaları tarafından keşfedilmek, öğrencilerimizde asla unutulmayacak çok güçlü ve nahoş duygulara yol açmaktadır. Çünkü bu aşamada, öznenin her zaman kabul görmek için iyi bir imajı olduğu belirlenmiştir. ve etrafındakilerin onayı. Zayıflıklar, kapasite eksikliği, işlenen hatalar, ergenin gizlediği ve sadece yakın ilişkileri olan insanlara sunduğu konulardır.

İletişimin Önemi

  • Empati yapmamızı sağlar.Bazı şeyleri diğer kişiler açısından görmek ve aynı şeyi düşünmüyorsanız, diğerini anlamak için çaba göstermenizi sağlar. Bu, diğerlerinin davranışlarına dair algı ve anlayışlarının bir gereği olarak, ihtiyaçlarının hassasiyetine, adalet ve tarafsızlıkla nasıl başa çıkılacağını bilme esnekliğine yol açar. Onunla aynı fikirde olmasanız da, görüşünüzü tam olarak kabul etmese bile, diğerini anlamak için güzel bir olanak sağlar. Diğerinin anlaşılması, etkili iletişimin iki temel ilkesini oluşturmaya yönelir.
  • Akışlarının ve kanalların organizasyonunu geliştirmek için yardımcı olur, bu karar verme yoluyla sonuçların hazırlanması, analiz, teşhis, planlama ve kontrol yürütmek açısından önemlidir.
  • Her düzeyde kültürel ve sosyal bir arabuluculuk yapar.
  • Sosyal gelenekler ve kültürlerin yanı sıra onları teşvik etmek için değerlerin korunmasına yardımcı olur.

İletişim Teknikleri ve Yöntemleri

Teknik, yöntemle takip edilen öğrenmenin bir parçasını geliştirmeye yardımcı olmaya kendini adamış bir didaktik prosedür olarak kabul edilir. Bu nedenle, bir öğretim yöntemi, bir dizi tekniğin tamamını kullanabilir.

Kişilerarası iletişim yöntemleri arasında insan ilişkilerinde sıklıkla kullanılan ikna ve öneri vardır. Kişisel ve grup yöneliminde kullanılabilirler.

Bazı grup dinamiği teknikleri, yetersiz iletişimin nedenlerini ortadan kaldırmak ve olumlu iletişim kurmayı öğrenmek için kullanılabilir. Onlarla elde edilebilecek etkililik, takip edilen amaçlara, teknik sistemlerin doğru seçimine ve uygun uygulanmalarına bağlıdır. Aynı zamanda, bunları kullanan kimselerin hazırlanmalarına, deneyimlerine, çalışacakları konuya, gruba ve aralarında kurulan ilişkilere de bağlı olacaktır. Bunlar, mevcut olan birçok teknikten sadece birkaçıdır, ancak, başkalarına nasıl daha iyi iletişim kuracaklarını öğretmek için etkili bir araç olarak kullanılır.

Milletvekili Olma Şartları

Milletvekili

Milletvekili, demokratik ülkelerde genel seçimler ile seçilerek parlamentoda halkı temsil etme hakkı kazanan kişidir. Çoğu modern ülkede, iki aşamalı meclisler olduğu için, milletvekili genelde alt kanattaki üyelere verilen isimdir, zira üst kanadın senato gibi farklı bir ismi vardır zaten. Türkiye’de tek meclis vardır ve TBMM üyelerine milletvekili denir. Milletvekilleri genelde belirli siyasi partilere bağlıdır. Siyasi partilere bağlı olmak istemeyen vekiller ise bağımsız aday olurlar.

Milletvekili Olmanın Şartları

Milletvekili olma şartları anayasamızın  76. Maddesinde de yer almaktadır. 

Bu şartlar:

  • 25 yaşınıdoldurmuş olmak. (2017 yılında yapılan referandumla 25 yaş şartı 18 yaşına indirilmiştir.)
  • Türk vatandaşı olmak.
  • En az ilkokulmezunu olmak.
  • Askerlik hizmetini yapmış olmak.
  • Kısıtlı olmamak (Ancak Meclis de bulunan engelli milletvekillerimiz bu madde kapsamı içerisine girmemektedir.)
  • Kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak.
  • Taksirli suçlar hariç, toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezası almamış olmak.
  • Yüz kızartıcı suç işlememiş olmak; kaçakçılık, resmi ihale ile alım satımlara fesat karıştırmamış olmak.
  • Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik veya anarşik eylemlere katılıp bu suçlardan birinden hüküm giymemiş olmak.

Milletvekili Nasıl Olunur?

Siyasi partiden aday olacak olan adaylar seçimden önce siyasi partilere adaylık için başvuru yaparlar. Adaylık başvurusu için her siyasi parti belli bir ücret belirlemektedir. Bu ücret başvuruda sizden talep edilir. Başvuru ücretleri kadın ve engellilerden alınmaz.Ücretin yanında bazı başvuru evrakları istenir. Bu süreçten sonra adaylığın kesinleşmesi beklenir. Beklemenin ardından milletvekili adaylarının bir kısmı ön seçimle belirlenirken, bir kısmı da üst yönetim veya liderler tarafından belirlenmektedir.

Eğer siyasi parti değil de bağımsız aday olacaksanız, öncelikle bulunduğunuz ildeki İl Seçim Kurulu Başkanlığı’na giderek, başvuru belgelerini, talep edilen ücreti ve adaylık koşullarına uyduğunu bildiren bir yazıyı teslim edersiniz. Kurul tarafından başvurunuz onaylanırsa, Yüksek Seçim Kurulu’na bilgileriniz gider. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), partilerden gelen listeler ve İl Seçim Kurul Başkanlıkları’ndan gelen bağımsız aday isimleri ile beraber geçici listeleri açıklar. Daha sonrasında 2 günlük bir itiraz süresi verilir. 2 gün sonrasında listeler kesin olarak açıklanır.

Bu listelerde bulunan milletvekilleri seçilebilmek için reklam, tanıtım ve miting programları yaparlar. Seçim günü belli bir oy potansiyeline erişen siyasi partiler veya bağımsız adaylar seçilir ve görevine başlar.Seçilen adaylar seçildiklerine ait tutanaklarla, mazbatalarını alır ve rozetlerini takarak resmi görev sürecine başlarlar.

SEÇİMLER

Oy verilerek yapılan, bir şeyi veya birini seçme eylemine seçim adı verilir. Seçim yoluyla kişiler kendilerine lider seçme veya kendi kendisini yönetme adına bir seçim yapma hakkına sahip olur. Seçimin demokratik bir seçim olabilmesi için oy veren kişilerin birkaç aday arasında karar vermesi gerekmektedir. Aynı zamanda oy veren kişilerin aklının çelinmemesi ve son dakika fikrinin değişmemesi açısından seçimlerin kapalı bir alanda yapılması gerekmektedir. Eğer seçimler meclis için yapılacaksa adaylar genellikle bir siyasi partiye üye olan kişilerden seçilmektedir.

     SEÇİMLER NASIL YAPILIR?

Söz konusu genel seçimlerse, kişiler oy kullanmak için kendilerine en yakın olan seçim merkezine giderler. Bu seçim merkezlerinde oy sandıkları bulunmaktadır. Oy kullanacak kişiler seçim merkezinde bulunan görevlilerden üzerinde adayların isim ve açıklamalarının bulunduğu oy pusulalarını alırlar. Bu oy pusulalarının üzerinde boş kutular bulunur ve bu boş kutulardan kendi oy vermek istedikleri kısma genellikle ‘’x’’ işareti koyarlar. Bu işlemden sonra zarfı kapatmak ve yapıştırmak suretiyle oy sandığının içerisine atarlar. Oy veren kişilerin yalnızca bir kez oy kullanma hakkı vardır. Oylama tamamlandığında ve seçimin açıklanma zamanı geldiğinde sandıklar açılır ve oylar sayılır. En çok oyu alan kişi seçimin galibi olmuş olur.

     SEÇİMLERİN AMACI NEDİR?

Seçim, demokratik toplumlar açısından çok önemli bir mekanizmadır. Aynı zamanda seçim, halkın bir şeyler üzerinde karar verebilmesini sağlayan demokratik bir araçtır. Halk, seçimler sayesinde yönetme gücünü sağlayacak olan kişileri seçme hakkına sahip olur. Demokratik sürecin işlemesi ve sürekliliği açısından seçim çok büyük bir ihtiyaçtır. Seçim bir bakıma insanların siyaset hakkında bilgi sahibi olmasına ve kendilerini yaşadıkları topraklara karşı sorumlu hissetmelerine sebep olur. Zira insanların siyaset hakkında en çok araştırmayı seçim dönemlerinde yaptıkları görülmektedir.

     UYGULANMAKTA OLAN SEÇİM SİSTEMLERİ NELERDİR?

Günümüzde uygulanan iki adet seçim sistemi vardır. Bu seçim sistemleri çoğunluk sistemi ve nispi temsil sistemidir. Bir seçim süreci başlatıldığı zaman, adaylar arasından en çok oyu alan partinin seçimi kazanmış sayılmasına çoğunluk sistemi adı verilir. Nispi temsil sistemi ise, belirli bir oy oranına göre planlanan seçimde partilerin veya adayların aldıkları geçerli oy oranına göre temsilci ortaya çıkardığı seçim sistemine denir. Nispi temsil sistemi çoğunluk sistemine nazaran çok daha adil fakat uygulanması çok daha zor bir sistemdir. Zira azınlık kısmına da seçme hakkı verilmesi açısından oldukça önemlidir. Ülkemizde 18 yaşını doldurmuş her birey oy kullanma hakkına sahiptir. Bu hak, demokrasimizdeki en önemli ve özgürlükçü haklardan biridir.

SİYASAL PAZARLAMA VE SİYASİ PARTİLER

Pazarlama, günümüzde siyasal pazarlama faaliyetlerinin düzenlenmesinde ve uygulamaya geçirilmesinde, toplumun ve siyasetçilerin bir birini tanıma ve anlama konusunda önemli bir yer edinmiştir. Özellikle son yıllarda, siyasi partiler ve adaylar arasında derin bir rekabet söz konusudur. Toplumun oyunu ve güvenini kazanabilmek için avantajı sağlamak için pazarlama biliminden geniş ölçüde yararlanmaktadırlar. Siyasi partilerin belirlediği hedeflerin seçmenlerin beklentileri doğrultusunda olması aralarındaki birlik ve beraberliği sağlayarak siyasi partiyi daha avantajlı kılar.

Masa Başındaki Tahminlerle Yapılan Siyasal İletişimin Sonu

Yeni siyaset eskisine göre daha farklı koşullarda yer alıyor. Bunun için iki temel farklılıktan söz edebiliriz. Bu farklılıklardan ilki, siyaset bir sanat değildir siyaset bir bilimdir. Bu yüzden siyasi parti mensuplarının masa başlarında oturarak halkın ne istediğini tahmin etmesi pek sağlıklı bir sonuç vermeyecektir. Halkın ihtiyacı, istekleri ve beklentileri araştırılıp buna göre bir çözüm aranması gerekir.

Günümüz siyasi koşullar, geçmişteki koşullarla karşılaştırıldığında ortaya çıkan ikinci farklılığı ise geçmişte halk ve siyasi partililerin adayları arasında kopuk iletişimler vardı ama günümüz siyasal koşullarında artık adaylar ve halk arasındailetişim kurmada kitle iletişim araçlarını yoğun bir şekilde kullanmaya başlanmıştır.

Siyasal Pazarlamanın Özellikleri

Tüm seçmenler aynı gün içerisinde oy kullanırlar. Marka tercihlerinin (siyasi partinin ismi veya liderin portresi) düşünce yapısına göre alınan ürün ve hizmet pazarlamasına benzemektedir. Fakat satın alma işleminin sonrasında bir ürün ya da hizmet pazarlamasının dışına çıkmaktadır.

Siyasi parti tercihinde doğrudan veya dolaylı olarak bir fiyat söz konusu değildir. Ama uzun dönemli olarak, bireyin oyu dışında iktidara gelen siyasal adayla ilgili bir pişmanlık yaşaması sonucunda belirli bir maliyetin ortaya çıkmasına sebep olacaktır.

Siyasi parti tercihinde bulunan seçmen, iktidar olan bir partiye oy vermemişse bile iktidar partisinin yönetiminde konulan kurallarıyla yaşamı paylaşmak durumundadır.

Siyasi partiler ve adaylar, seçmenler için üzeri ambalajlı bir ürüne benzer içerisinde çıkacak şeyin nasıl olacağını bilmemek gibidir.  Seçmenler, bu durumu göz önünde bulundurarak seçim yapıp ve bunun doğrultusunda karar vermek durumundadırlar.

Karmaşık bir ürün ya da hizmetin gerçekleştirilmiş olması durumunda tüketiciler yaptıkları hataların farkına vararak bunu zaman geçmeden değiştirme şansına sahiptirler. Ama seçmenlerin hatalarının veya pişmanlıklarının telafisi ancak bir sonraki seçimde olabilir.

Pazarlamada olduğu gibi seçimde yer alan lider partilerde sürekli birinci sırada olmak için çaba gösterirler. İlk sırada yer alan lider partinin amacı ise eldeki oyların sayısını kaybetmemek hatta oylarını daha da artırmaktır. Siyasi partiler iktidarda oldukları süre içerisinde yaptıkları icraatlar seçmenlerde memnuniyetsizlik yaratırsa bir sonraki seçimde lider partinin oylarında azalma yaşanacaktır.Sadece seçim dönemlerinde siyasal pazarlama faaliyetleri yapılmamalı, bu faaliyetler seçim sonrasında da devam ettirilmelidir.

Türkiye’deki Siyasal Pazar

Türkiye’de ki siyasi partilerin pazarlama çalışmalarına bakacak olursak sadece seçim dönemlerinde yoğunluk göstermiştir. Fakat yakın zamanda başta iktidar partisi olmak üzere diğer muhalefet partileri de pazar araştırmalarına ve farklı pazarlama iletişim yöntemlerine yoğun bir şekilde tutundular. Pazar araştırma raporlarıyla seçmenlerin değişen beklentilerine göre programlar ayarlanıp konuşmalar hazırlanıyor ve bu sayede kurulan iletişimle büyük bir kitleye seslerini duyurmuş ve halkın isteklerine kulak vermiş oldular.

Türkiye’deki siyasi pazara ve partilerin siyasi pazar paylarına baktığımızda yaklaşık olarak BDP %7-8 , MHP %12-14, CHP %23-25’lik ve AKP ise %49-51 pazar payına sahip.AKP dışında kalan siyasi partilerin hemen hepsinin oylarının halkın siyasi ideolojileri doğrultusunda yaptıkları tercihler olduğunu söyleyebiliriz. AKP’nin ideolojik tercihlerle verilen oy oranı yaklaşık %25-30 civarında geri kalan yaklaşık %20 oy dilimi daha çok beklentilerine cevap verileceğine inandıkları ve o güveni aldıkları içindir. Toplum Ekonominin daha rahat edeceğini ve istihdamın sağlanacağını düşünen kitle AKP’nin iktidar olmasını sağlar ve diğer muhalefet partilerinin de iktidar olmak için ideolojik yapının dışında bir kitle arayışına girip ona göre planlamalar yapıyorlar.

Bu yazıda siyasal pazarlamaları en iyi kullanan iktidar partisini incelemek istedik her partiye tek tek bakamayacağımız için en iyilerini size anlatmak istedim bu yüzden yanlış algı oluşmasın yazdıklarımın herhangi bir siyasi savunma içermediğini belirtmek isterim.

Pazarlama Araçlarını Kullanan Siyasi Parti

Türkiye’de ki iktidar partisi dışında kalan siyasi partilerin hemen hepsi genelde seçim dönemlerinde yoğun ve süreksiz bir siyasal pazarlama yapma çabası içerisine giriyor, seçim dönemleri dışında geçmiş yıllardan bugüne dek sürmüş olan geleneksel yöntemlerle seçmenlerle iletişim kurulmaya çalışılmaktadır. Günümüz koşulları altında siyasi partiler geçerliliği ve etkisitartışılacak yöntemler kullanarak Pazar payı olarak ifade edilen oy paylarını arttırmaya çalışmaktadırlar.Ancak iktidar partisine baktığımızda seçimle başa geldikleri dönemden bu yana sürekli ve sistemli bir biçimde kurduğu siyasal pazarlamalar ve iletişimle halkın memnuniyetini kazanmış durumda.

İktidar partisinin iletişimindeki başarısının en önemli sebeplerinden birinin siyasal iletişimin sürekli bir şekilde yapıyor olduğunu söyleyebiliriz. Misal halk ile iyi bir iletişim kurulmak isteniyorsa konuşmalar esnasında ki duyguyu karşı tarafa geçirebilmek çok önemlidir. İşte bunu bir örnekle anlatacak olursak diğer partiler seçim kampanyalarında sadece seçim döneminde kullanmak için o an hazırladıkları yazılı, görsel ve video materyallere sahipler ancak iktidar partisi iktidar olduğu dönemden itibaren konuşmaları halk ile diyalogları çekildiği fotoğrafların hepsinde o samimiyeti yakalayabilirsiniz. Konuşma esnasında duygu doğal bir şekilde yakalanmış ve karşı tarafa dageçirilmiştir. Bunu sadece seçim dönemlerinde değil seçimlerin dışında kalan zamanlarda da görebilirsiniz.

Bununla birlikte partiler düzenli ve doğru şekilde pazarlama araştırmaları yaptırır, bunun neticesinde parti lideri bu raporları düzenli olarak okur ve iletişim kararlarını bu doğrultuda şekillendirir. Dağıtım kanalları olarak bilinen gençlik kolları, il ve ilçe teşkilatları iletişimin tutarlı bir şekilde yapılmasında gerekli olan herşeyi en doğru şekilde ayarlar. Bununla birlikte iktidar partisinin başlattığı ve daha sonra muhalefet partilerinin de benzer uygulamalara başladığı parti siyaset akademileriyle bir FMCG şirketinde olduğu gibi( yeni liderler yetiştirme/yedekleme) yeni siyasetçi adayları yetiştirilip mevcut olarak kurgulanan bu siyasal iletişimi devam ettirecek yetkin kişiler yetiştirilmektedir. Muhalefet partiler iktidar olabilmek için emin adımlar atarak siyasi arenada etkin bir rol oynamaları gerekmektedir.

Siyasal Pazarlama Nedir?

Siyasal Pazarlama:siyasi parti adayları kendilerini seçmenlere tanıtmak için, seçmenlerle olan uygunluğunu kontrol etmek için ve seçmen kitlesini yüksek seviyede tutmak, rakip partilere ve muhalefete karşı farkını ortaya koymak için ve iktidar olabilmek için yeterli oy sayısına ulaşabilmek için kullandığı tekniklerin toplamı siyasal pazarlama olarak adlandırılmaktadır.

Siyasal pazarlama Philip Kotler’in yaptığı tanıma göre, partinin kurumsal olarak tanınması ve halkın ihtiyaç duyduğu program ve hizmetleri gerçekleştirmek için siyasal örgütlerin yürüttüğü faaliyetlerin tümüdür.Tek ise siyasal pazarlamayı, bir kişinin siyasi partilerden aday gösterilmesi, atanması seçilmesi için ya da partilerin iktidara gelmesi için düzenlenen pazarlama faaliyetleri olarak tanımlamıştır.

Bongrand’ın tanımına göre ise siyasal pazarlama, çeşitli yolları kullanarak inanç ve davranışları seçmenlere kabul ettirebilme, partiye yeni üyeler kazandırma, parti taraftarları ya da hangi partiye oy vereceğini bilmeyen seçmenleri kazanmaya yönelik pazarlama ve iletişim faaliyetleri olarak tanımlamıştır. Siyasal pazarlamayı aslında siyasi çevrelerin pazarlama ve iletişimi seçimi kazanmak için etkin bir şekilde kullanmaları olarakta tanımlayabiliriz. Burada asıl amaç siyasi örgütü bir işletme olarak varsaymaktır.

İşletmelerin amacı büyümek ve kar oranını git gide arttırmakken, siyasi örgütün amacıda seçimleri kazanmak ve aldığı oy payının kalıcı olmasını sağlamaktır. .Bu açıdan bakıldığında bir siyasi örgüt kalıcı bir başarı yakalamak istiyorsa sadece seçimden önce değil seçim sonra ki dönemlerde de pazarlama faaliyetlerini sürdürmelidir.

Strateji

Siyasi bir parti ilk olarak rakiplerini tanıyarak bir strateji oluşturmalı, kampanyanın dayanabileceği temaları ve seçmenlerin kampanyalara nasıl tepki vereceğinin anlayabilmek için çok iyi araştırmalar yapılmalıdır. Genel olarak siyasal kampanya araştırmaları aday, kamuoyu ve konular olmak üzere üç öğe üzerinde yoğunlaşır.

Aday açısında yapılan araştırmalar, seçmenlerin adayı nasıl tanıdıkları ve seçmenlerle adaylar arasında ne gibi benzer özellikleri olduğunu ortaya çıkartmada önem kazanır. Seçmenlere yönelik araştırmalar ise oy verme durumları, seçmenin oy vermek için siyasal partiden beklentileri nelerdir bunlara bakılır. Bunlarla birlikte araştırmalar doğru ve etkin bir karar almak için bu araştırmalar neticesinde elde ettiği bilgilere dikkat eder.

Bir kampanyanın en doğru şekilde başarılı olabilmesi için adayın ya da partinin rekabetçi üstünlüğünün en iyi şekilde belirlenmesine bağlı bir şekilde ortaya çıkar. Bu yüzden etkili bir kampanya oluşumu için araştırma sonuçlarından elde edilen bilgiler ışığında geliştirilmelidir. Ayrıca bu yapılan araştırmalar neticesinde siyasal parti adayları seçmenlerin ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda karar alacaktır. Aday olacakları bölgenin araştırma raporlarına bakıp kendini halka kazandırıp onların sesi olabileceğine inanıyorsa aday olmalıdır. Bunlara dikkat edip özen gösterecek adaylar halkın memnuniyetini kazanmış olacaktır ve istediği kitleye ulaşıp varlığını sürdürebilecektir.

SİYASAL REKLAMLAR

Reklam, anlam olarak bir ürünün ya da hizmetin kamuoyuna medya aracılığı ile ikna edici bir biçimde sunulmasına verilen addır. Oldukça sık kullanılan ve reklamın önemli bir türü olan siyasi reklam, medya aracılığı ile kamuoyuna kendi amaç ve özelliklerinin tanıtımının reklamın içeriği olması dahilinde sunulan reklam türüdür.  Siyasal reklam sayesinde, siyasi partilerin veya siyasi kişiliklerin özellikleri, vaatleri ve verdikleri mesajlar geniş kitlelere kolaylıkla ulaştırılabilir. Bu da onların hızlıca tanınmalarını, akılda kalıcı olmalarını ve sundukları reklam sayesinde kendilerini destekleyen kişi sayısını arttırmalarını sağlar.

       SİYASAL REKLAMLARIN SINIFLANDIRILMASI

Siyasal reklamların 6 farklı kategoride tasnif edilmesi mümkündür. Bunlar; ideolojik reklam, partizan reklam, simgesel reklam, yardımsever önder simgesi taşıyan reklam, gelecekteki siyasi duruma ilişkin tercih belirten reklam, geçmişe yönelik siyasal icraat barındıran reklam olarak sıralandırılabilir. Bunların ilki ideolojik reklamdır. İdeolojik reklam, hedef kitlenin ideolojisinin belirlenmesi ve ona göre kişileri kazanmak ve kendi tarafına çekmek amacıyla hazırlanan reklamlardır. Bir diğeri partizan reklamdır. Partizan reklamlar, siyasi kişiliğe sahip bir adayın bir partiye bağlı olduğunu ve o partiyi savunmak amacıyla temsilci olarak ortaya çıkarıldığını gösteren reklamlardır.

Simgesel reklam, seçmen kitleyi ikna etmek adına kötü profillerin çizildiği ve bahsedildiği reklam türüne verilen addır. Bir diğer siyasal reklam türü olan yardımsever önder simgesi taşıyan reklamlar, adayların kişilik özelliklerini ve halka olan yaklaşımlarını ön plana çıkaran, adayları bir siyasi imge olarak tanıtan reklam türüdür. Gelecekteki siyasal duruma ilişkin tercih belirten reklamların içeriğinde ise adayların vaatleri, gelecekte yapacakları projelerin içeriği, adayların siyaset tarzlarının yansıtılması ve onları diğerlerinden farklılaştırmaya çalışan içerikler mevcuttur. Son olarak geçmişe yönelik siyasal icraat barındıran reklam türü ise, topluma geçmişte yapılan hizmetleri hatırlatan, seçmenlerin hafızalarını tazelemelerine imkan sunan ve aynı geçmişte olduğu gibi iyi işler yapılacağı imajı çizen reklamlardır.

       SİYASAL REKLAMLAR NASIL YAPILIR?

Alegorik bir süreç olan siyasal reklamcılıkta reklamı yapılacak siyasi kişiliğin bir sembole, motife ya da ambleme sahip olması gerekmektedir. Bunun amacı tamamen siyasi kişiliklerin seçmenlerin gözünde akılda kalabilecekleri, aynı zamanda ilgiyi üzerlerine çekebilecekleri bir farklılık yaratmak içindir. Siyasi kişilikler tarafından kullanılan semboller aynı zamanda siyasal iletişimde alegorik dil kullanıldığının oldukça açık bir göstergesidir.

       SİYASAL REKLAMLARIN İŞLEVLERİ NELERDİR?

       Siyasal reklamın en temel işlevi sunulacağı seçmen kitlesini etkilemek ve bu kitleye kendini kabul ettirmektir. Buradaki amaç seçmen kitlenin reklamın içerdiği siyasi kişiye ya da partiye oy vermesidir. Siyasal reklamlar seçmene siyasi bilgi sağlar. Ayrıca siyasal reklamlar seçmen üzerinde siyasi kişilik veya parti konusunda bir fikre varma, adayın imajını tanıma anlamında da büyük bir rol oynar. Oy vermek bir süreç olarak ele alındığında, bu süreci adayları tanıma, karar verme ve oy kullanma olarak sıralamak mümkündür. Seçmenlerin bu süreçte oy kullanabilmeleri için birtakım siyasi bilgilere sahip olmaları gerekmektedir ve seçmenler bu siyasi bilgi alma ihtiyacını da siyasal reklamlardan karşılarlar.

Kısaca özetlemek gerekirse, siyasal reklam büyük oranda kitle iletişim araçlarını kullanarak seçmen kişilerin hem siyasi durumlar hem de siyasi adaylar hakkında bilgi sahibi olmalarını ve oylarını her şeyi açıkça göz önünde bulundurarak kullanmalarını sağlar.

Sosyal Medya

Sosyal medyanın en genel anlamı; kullanıcıların hizmetine sunulan bilgilerin getirdiği kullanıcı kolaylığı ve iletişim hızı sayesinde tek yönlü paylaşımdan çift taraflı paylaşıma ulaşmasını sağlayan medya sitemine sosyal medya denilmektedir. Ayrıca sosyal medya sayesinde kişiler internet üzerinden birbirleri ile iletişim kurabilir ve paylaşımda bulunabilirler. Kişilerin birbirleri ile içerik ve bilgi paylaşmasını sağlayan sosyal ağlar sayesinde herkes aradığı içeriğe ulaşabilmektedir.

Zaman ve mekan sınırlaması olmaksızın bilgi ve içerikler paylaşılmaktadır. Sosyal medya platformları diğer insanlarla buluşma ve iletişim kurma ağıdır. Böylelikle insanlara yardımcı olabilir soru sorabilir sorularına cevap verebilirsiniz. sosyal medya ile birlikte 1kullanıcıların ürettiği içerik” ve “müşterilerin ürettiği medya” kavramları da ortaya çıkmıştır. Günümüzde en çok kullanılan sosyal medya uygulamaları; instagram, facebook ve twitterdır.

Sosyal Medya İle Geleneksel Medya Arasındaki Fark

Sosyal medya içerik açısından çok önemlidir ve paylaşılan içerikler, reklamlar ve kampanyalar binlerce kullanıcıya dakikalar içerisinde ulaşmaktadır. Kurumlar bu yolla hedef kitlelere kolaylıkla ulaşabilmektedirler. Sosyal medyanın, geleneksel medyadan en büyük farkı hedef kitleye ulaşım oranının tespit edilebilmesidir. Geleneksel medyada kullanıcıya tek taraflı bilgi akışı sağlanırken, sosyal medya da bilgi akışı çift taraflıdır.

Sosyal medya ile geleneksel medya arasında maliyet farkı da bulunmaktadır. Geleneksel medyada hedef kitleye ulaşım için daha büyük bir bütçe ayrılmaktadır. Sosyal medyada ölçümler anlık olarak yapılırken geleneksel medyada bu ölçümler bir süre sonra yapılabilmektedir. Buda stratejilerin değişme sürecini etkilemektedir. Sosyal medya da güncelleme imkanı varken geleneksel medyada böyle bir kurum söz konusu değildir.

Sosyal Medyanın Özellikleri

  • Kullanıcı hesapları: bir web sitesinin kullanıcılarına hesap oluşturma imkanı vermesi, sosyal etkileşiminde sağlanmasına izin verdiği anlamına gelmektedir.
  • Profil sayfaları: sosyal medya platformlarında yer alan profil sayfaları kişileri temsil etmektedir. Burada birey hakkında bilgiler ve bireyin gönderileri her almaktadır.
  • Arkadaşlar, takipçiler, gruplar, hashtagler: aynı konu altında bir başlık ya da grup oluşturabilmek, kişilerin diğer kullanıcılar ile etkileşime girmesini sağlamak için bir gruba üye olmalarını sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.
  • Haberleşme: sosyal medya kullanıcıları arasındaki bağlantı ve bilgi paylaşımıdır.
  • Kişiselleştirme: kullanıcılar sosyal medya platformlarında kendi ayarlarını yapabilirler. Profillerini düzenleyebilir ve özelleştirebilirler. Takipçilerini ve arkadaşlarını yönetebilir, gönderilerine yorum yapabilir, gönderilerini beğenebilir ya da paylaşabilirler.

Sosyal Medya Terimleri

  • Abandonment Rate:Türkçe karşılığı vazgeçme oranıdır. Kaç adet kullanıcının sayfanızı beğenmekten vazgeçtiğini gösterir.
  • Bio: Biyografinin kısaltılmış halidir. Çevrimiçi profilinizi, takipçilere veya potansiyel takipçilere açıklayan küçük kısma verilen isimdir.
  • Bitmoji: Gmail, Messenger, Slack ve hemen hemen tüm çevrimiçi ağlara eklenebilen özelleştirilmiş bir emojidir.
  • Block:  twitterda kullanılan bir özelliktir. Kullanıcıları engellemek için kullanılır.kullanıcıları engellemek için kullanılan bir twitter özelliğidir.
  • Caption:Instagram fotoğrafının altında görünen kısa açıklamaya verilen isimdir.
  • Chatbots: Chatbots, facebook ve Messenger gibi mesajlaşma uygulamalarında yaşayan ve simüle edilen konuşma yoluyla görevleri yerine getirmek için yapay zekayı kullanan bir bot türüdür.
  • Check-In: Facebook ve Foursquare’da kullanılmaktadır. Kullanıcıların fiziki olarak bir coğrafi yeri ziyaret ettiklerini bildirmelerine verilen bir isimdir.
  • Like:Kullanıcıların sayfanızı ve gönderilerinizi ne kadar beğendiği anlamını taşır.
  • Page Reach: Kaç adet kullanıcının internet üzerinden arama yaptıktan sonra sayfanıza yönlendiği anlamını taşır.
  • Organik Page Reach: Reklamsız bir şekilde kaç adet kullanıcının sayfanıza geldiğini gösterir.
  • Daily Paid Reach: Verilen reklam sayesinde internet sitesinin ne kadar oturum aldığını gösterir.
  • Page Impressions: Paylaşılan içeriğin gösterim sayısının miktarını ifade eder.
  • Organic Page Impressions:Organik yani reklamsız olarak kullanıcıların gönderilerinizi görme sayısını ifade eder.
  • Paid Page Impressions: Reklam verdikten sonra sayfanıza ya da gönderinize gelen beğeni ve yorumları miktarını gösterir.
  • Total Referral Visits to Website: Web sitenizi Facebook üzerinden ziyaret eden kullanıcı miktarını gösterir.
  • Cliks: paylaşılan reklamın kaç kişinin tıkladığını gösteren bir terimdir.
  • Click-Through Rate (CTR): tıklanan reklam sayısının gösterim sayısına oranını ifade eden bir terimdir.
  • Spend: Yayınlanan reklam için ne kadar sürede ne kadar ücret harcadığınızı gösteren miktardır.
  • Cost Per All Actions: Sayfadaki eylemleriniz için yaptığınız harcamanın ortalama tutarını ifade eder. Bu eylemlere beğenme, sayfa etkileşimi, yorum yapma gibi sayfada yapabileceğiniz tüm işlemler girer.
  • Cost Per Click (CPC): Reklamda yapılan her tıklama için ortalama olarak ne kadar harcama yaptığınızı CPC sayesinde görüntüleyebilirsiniz.
  • Number of Status Updates: Tweetinizin kaç kere retweet edildiği bilgisine ulaşabilirsiniz.
  • Total Followers: Hesabınızı toplam kaç kişinin takip ettiğini görebilirsiniz.
  • Total Following: takip edilen kişi sayısını gösteren bir terimdir.
  • Retweets (RT) by Others: Bir başkasının tweetini kendi hesabınızda paylaşma işlemine retweet adı verilir.
  • Mentions by Others: Paylaştığınız bir tweet ile ilgili başka bir kullanıcının size yanıt vermesine ya da sizin başka bir tweeti yanıtlamanıza mention ismi verilir.
  • Boards: Pinterest sayfanızda oluşturmuş olduğunuz içerik sayısını gösteren terimdir.
  • Pins: Pinterest’te başka sayfalardan alarak kendi sayfanızda görüntülenmesini istediğiniz gönderilere verilen isimdir.
  • Direct Message (DM): Direkt Mesaj anlamına gelen DM, Instagram ve Twitter’da kullanılmaktadır.
  • +1 Butonu:Facebook “Beğen” butonuna benzer bir biçimde, +1 butonu, Google’a ait bir terimdir.
  • Hashtag: “#” işaretinin karşılığı Hashtag’dir. Aynı ilgi alanlarına sahip kişileri keşfedebilmek amacıyla sosyal medya paylaşımlarındaki konu ya da konular işaretlenir.
  • Influencer:Önemli bir kitleye ulaşabilen ve bir eğilim, konu, şirket veya ürün hakkında farkındalık yaratan sosyal medya kullanıcılarına verilen isimdir.
  • Instagram Stories:instagram hikayesidir. İnstagram hikayesi ile yapılan paylaşımlar 24 saat sonra kaybolmaktadır.
  • Spam: İstenmeyen bir sosyal medya kullanıcısının gönderilerinizi görmesini engelleme işlemine denir.
  • Throwback Thursday (#tbt):Sosyal medyada geçmişten fotoğraf paylaşma yoluna denir.

Sözsüz İletişim

Bir diğer deyişle sözel olmayan iletişim sözsüz iletişim olarak bilinmektedir. Vücut dili ve beden dili gibi iletişim araçlarının dışında kalan bir iletişim şeklidir. Kişiler ifadelerini desteklemek amacıyla jest, mimik ve vücut hareketlerini kullanırlar. İnsanlar farkında olarak ya da olmayarak beden dilleriyle söylemek istediklerini desteklerler. İnsanlar arasındaki iletişim de önemli bir yere sahip olan beden dili sayesinde insanları anlamak daha kolay olacaktır.

Birisiyle etkileşime girdiğinizde oturma şekliyle, ses tonunuzla, aranızdaki mesafeyle, göz temasıyla karşıdakine sürekli olarak güçlü mesajlar gönderirsiniz. Karşıdakiyle konuşmasanız bile sürekli iletişim halindesinizdir. Hatta bazen sözlü olarak ifade ettiğiniz şey ile beden dili arasında farklı bir durum söz konusudur. Beden diliniz gerçek duygularınızı ifade ettiğinden dolayı yalan söyleme durumunda kendinizi ele verebilirsiniz.

Sözsüz İletişimin Önemi

İçinizdeki ses bazen bir jest, bir mimik, bir gülümseme, baş hareketi, oturma, ses tonu herhangi bir vücut hareketiyle dışarıya yansır. O yüzden bir insanın iç dünyası hakkında bilgi sahibi olmak için hareketlerine bakabilirsiniz özellikle de gözler çok şey anlatır. Beden dili okumayı öğrendiğinizde insanları anlamanız daha kolay olacaktır. Böylelikle iletişim becerilerinizi daha da güçlendirebilirsiniz. Böylelikle insanlara yaklaşımınız konusunda daha bilinçli davranabilirsiniz. Hatta bir insan yalan söylediğinde bunu anlamanız daha kolay olacaktır. O yüzden insanların dürüstlüğünü ve ilgisini anlamanız konusunda da daha avantajlı olabilirsiniz. Sözsüz iletişimin fonksiyonlarını şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Tekrarlama: kişi sözlü olarak ifade etmek istediği mesajı beden diliyle tekrarlar.
  • Çelişki: söylediği sözlü ifade ile beden dilinin birbiriyle çelişmesi durumudur.
  • Değiştirme: sözlü olarak ifade etmek istediği şeyi tamamen beden diliyle ifade etmesi.
  • Tamamlayıcı: beden dili hareketine sözlü mesaj ekleme halidir.
  • Aksanlı: vurgulu bir biçimde mesajı iletmektir.

Sözsüz İletişim Türleri

Beden dili olarak da nitelendirdiğimiz sözsüz iletişim türleri şu şekilde ifade edilebilir;

Yüz İfadeleri: beden dilinde en etkileyici hareket yüz hareketleridir. Hiçbir söz söylenmediği halde birçok duyguyu ifade etmektedir. Üzüntü, öfke, mutluluk, korku, sürpriz, tiksinti gibi yüz ifadeleri evrenseldir ve kültürler arasında aynı ifade şekline sahiptir.

Ses Tonu: söylediğiniz sözden ziyade söyleme şekliniz çok daha önemlidir. Ses tonunuz ve konuşma hızınız duygularınızı ifade eder. Kişinin ses tonundan alaycı, sevgi, güven ya da öfke hissedebilirsiniz. Söylediği söz çok güzeldir fakat alaycı bir tavırla söylenmiştir. Söylenen söz kırıcıdır fakat isteksizce üzüntü ile söylendiği bellidir.

Göz Teması: konuşurken insanlar genelde göz göze gelir ve iletmek istenen mesaj en iyi gözlerle iletilir. Sözsüz iletişimin en önemli simgesi olan gözler bir diğer deyişe kalbin aynasıdır. Bir insana bakma şeklinde sevgi, ilgi, düşmanlık gibi birçok mesaj saklıdır. Konuşmanın akışını devam ettirebilmek için göz teması önemlidir.

Vücut Hareketleri: insanların oturma şekilleri, ayağa kalkmaları, yürümeleri, vücudunu hareket ettirme şekilleri dünyadaki en zengin iletişim kurma kaynağıdır.

Mimik: jest ve mimikler kültürler arasında farklı olabilir ve hareketler daha farklı anlaşılabilir. Konuşurken farkında olmadan çoğu kez ellerinizi hareket ettirirsiniz bir şeyi işaret ederken birini çağırırken vs. bunları hareketlerle ifade etmekteyiz.

Dokunma: iletişimde dokunma yolu ile birçok mesaj iletilebilir. El sıkışma, omuza temas etme, sarılma, sırtı sıvazlama, başını okşama, kolunu kavrama gibi dokunuşlar karşı tarafa birçok sözlü mesaj iletmektedir.

Değişik Kültürlerde Sözsüz İletişim Sembolleri

Sözsüz iletişim sembolleri bazen kültürler arasında farklı anlamlar taşıyabilir. Bu semboller şunlardır;

  • Susma
  • Sesin rengi ve müziği
  • Beden dili
  • Kişisel mekan algısı
  • Giyim kuşam
  • Fiziksel görünüm

Sözsüz İletişim Araçları

İşaret: işaretler çevrede var olan bir öğeyi değiştirerek dikkat çekmek ve bir mesaj iletmek için kullanılan bir işlevdir. Trafik polisleri yaptığı işaretlerle sürücülerin dikkatini çeker ve bir mesaj iletir.

Gösterge: göstergeler tek başına kullanıldığında birçok anlam içermektedirler. Günlük hayatta en çok karşılaştığınız sözsüz iletişim araçları arasında yer alan göstergeye örnek olarak resimler ve çizimlerdir. İşaret ile gösterge arasındaki temel fark göstergenin taşıdığı anlam kendi iç doğasından gelmektedir. Örneğin polis rozeti bir göstergedir.

Simge: işaret ve göstergeden farklıdır. Kişinin dünyayı algılayış biçimidir. Her kültürün kendine has bir simgesi vardır. Simgeler kültürlere özeldir ve farklı anlamlar taşımaktadır. Simgeler grup halinde anlam ifade eden nesnelerden oluşur. Alyans evliliğin simgesidir.

İkon: birbiriyle ilişkili olan simgeler topluluğuna ikon denilmektedir. Örneğin ABD’deki Beyaz Saray bir ikondur.

Anne ve Bebek Bakımı

Hamilelik, doğum ve doğum sonrası süreç gerek anne gerekse bebek için oldukça zorludur. Çünkü hem anne hem de bebek bir yandan yeni dünyaları diğer bir yandan ise kendilerindeki değişimler ile başa çıkmak zorundadır. Bu aşamada yapılacak olan yanlışlar sonrasında ortaya oldukça kötü sonuçlar çıkabileceği için gerek annenin gerekse bebeğin bakımına dikkat etmek oldukça büyük bir öneme sahiptir.

Doğum Sonrası Anne Bakımı

 Annelik oldukça yüce bir duygu. Kadınların dokuz ay boyunca yaşamakta oldukları sürecin doğum ile sonuçlanması sonrasında ortaya çıkacak olan sonuçlar, hayatlarını ciddi anlamda değiştirmektedir. Bundan dolayı da pek çok kadın kendilerini hamilelik döneminden itibaren geri plana atmaya başlıyor. Fakat anne ve bebek bakımı konusunda yeterli oranda bilgi sahibi olunması sonrasında ortaya son derece etkili sonuçlar çıkabilecektir.

Genel olarak anne ve bebek bakımı ile alakalı annelerin akıllarına öncelikli olarak gelen şeylerin başında çatlaklar geliyor. Göğüs, kalça ve karın bölgesinde kendini göstermekte olan çatlakların en büyük sebebi ise hamilelik döneminde ani kilo alıp verme ve hormonsal değişimlerdir.

Doğum sonrasında ve öncesinde kullanılacak olan koruyucu kremler ya da masaj yağları ile beraber vücutta kendini gösterebilecek olan böylesi durumların da başarılı bir şekilde önüne geçilmiş olacaktır. Ayrıca başta doğum sonrası depresyon olmak üzere anneyi psikolojik olarak etkileyebilecek olan durumlar ile doğru şekilde başa çıkılması oldukça büyük bir öneme sahiptir.

Doğum Sonrası Bebek Bakımı

 Yeni doğan bebeklerde başta göbek bakımı olmak üzere gerekli olan her konunun üzerinde dikkatlice durulması gerekmektedir. Göbek bağı düşene kadar bölge ıslak kalmamalı ve bebeğe banyo yaptırılmamalıdır. Bebeklerin başta pişik olmak üzere karşı karşıya kalacağı olumsuzluklar ile başa çıkılması adına oldukça hassas bir tene sahip olacak bebeğe karşı gerekli olan özenin gösterilmesi gerekmektedir.

Her ne kadar ilk başlarda anne ve bebek bakımı insanların gözlerine çok zor bir şeymiş gibi gelse de ilerleyen zaman ile beraber anne ile bebeğin arasındaki bağ güçlenecek ve bununla beraber anne kendini bebeğine ve kendine karşı daha rahat hissedecektir. Bu durum da bakım işlemlerinin çok daha iyi bir şekilde yapılmasına olanak sağlamış olacaktır.