Keten Tohumu

Akdeniz bölgesi bitkisi olan keten tohumu bol miktarda Omega 3 ve B12 vitaminleri içermektedir. Zihinsel, unutkanlık için birebir tedavi özelliğine sahiptir. Keten bitkisinin meyvelerinden elde edilen bu tohum protein ve sağlıklı yağlar içerdiği için bir çok hastalığa da faydalı olan bu keten tohumunu aktarlardan alabilirsiniz. Yemeklerden önce aç karnına 1-2 tatlı kaşığı tüketebilirsiniz.

Keten Tohumu Nasıl Yenir

Keten tohumunu her şekilde kullanabilirsiniz. Yoğurda yaptığınız hamurlara, çorbalarınıza meyvalarınızın içine fakat günde 1-2 tatlı kaşığınız geçmemeniz gerek.

Keten Tohumu Faydaları

KANSERİ ÖNLER; Dünyada bir çok ölümlerin sebebi kanserdir. Keten tohumunda lignan içerdiği kimyasalla kanser oluşumunu engeler üstelik tümör hücrelerinin gelişimini engeller.

VÜCUDU TOKSİNLERDEN KORUR; Vücudu zehirli atıklardan temizleyen en etkili besindir. Karaciğerin ürettiği kolesterolü ve diğer atık maddeleri azaltır. Keten tohumu hem çözülebilir hem de çözülemeyen liflerin yok olmasına sebeptir. 1 yemek kaşığı keten tohumunu 3 gün suda bekletip sonra hem tohumlarını hemde suyunu içebilirsiniz. Haftada bir kez içmeniz yeterli olacaktır.

KABIZLIĞI GİDERİR; Kabızlığı gidermek için en etkili yöntemdir. İçerdiği lifler ve Omega 3 sayesinde kabızlıktan sizi kurtarmaktadır. Yapmanız gereken tek şey her gün yatmadan önce tüketmeniz.

YAŞLANMAYI GEÇİKTİRİR; Keten tohumundaki lignanlar etkili bir antidoksidandır. Bu sebeble vücuttaki hormon dengesini kurmaya yardımcı olarak yaşlanmayı geciktirir. .

YÜKSEK TANSİYONU DÜŞÜRÜR; Keten tohumunun yağını düzenli kullanımı hipertansiyon olan insanlarda önemli ölçüde tansiyonu düşürür.

KALP HASTALIKLARINA KARŞI KORUR; Keten tohumu içerdiği Omega 3 yağ asitleriyle kalbin genel sağlığını korur.

KİLO VERMEYEDE YARDIMCIDIR; Omega 3 yağ asitleri, lif ve lignan birleşerek kilo vermenize yardımcıdır. Günde 2-3 kere 1 tatlı kaşığı keten tohumunu içeçeklerinize yediğiniz yemeklere koyarak tüketmeniz kilo vermenize yardımcıdır. Yağ lifleri açlığı bastırıp tok kalmanızı sağlayacaktır.

CİLT VE SAÇLAR İÇİN YARARLIDIR; İçerisinde bulundurduğu B vitamini ve sağlıklı yağlar cikdi besleyerek daha canlı, parlak ve pürüzsüz cilde sahip olmanızı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra saç dökülmenizi  engelleyerek daha gür, parlak ve yumuşak saçlarınız olacaktır.

Keten Tohumu Zararları

  • Fazla tüketildiğinde midede yanma ve şişkinlik yapar
  • Alerji yapabilir
  • Düzensiz kullanıldığında kanama görülebilir.
  • Fazla alındığında ishale yol açar.
  • Su olmadan tüketildiğinde kabız da yapabilir
  • Mide kanaması yapabilir
  • Beyin kanamasına yok açabilir
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Ateş
  • Dudaklarda uyuşma
  • Konuşma bozuluğu
  • Görme değişikliği
  • Beyin damarlarında yırtılma
  • Nefes almada zorluk

Keten Tohumunun Besin Değeri

  • 553 kalori
  • 42 gram yağ
  • 20 miligram sodyum
  • 29 gram karbonhidrat
  • 6 gram şeker
  • 20 gram protein
  • 6 miligram C vitamini
  • 10 miligram demir

İsveç Diyeti

İsveç diyeti kilo vermekte en etkili diyet yöntemidir. 13 günlük süren bir diyettir metabolizma  hızına bağlı olarak en az 6 en fazla 25 kilo verebilirsiniz.

İsveç Diyeti

  • Diyet boyunca günde 20 bardak su içmelisiniz
  • Diyeti doktorunuza danışmadan yapmayınız
  • 3 ay geçmeden diyeti tekrarlamayın
  • Aynı gün içerisinde yemeklerin öğünlerini değiştirebilirsiniz
  • Kolesterolu yüksek olanlar yumurta akını yiyebilirler bu sayede kolestrol normale inecektir
  • Kahveye veya kafeine alerjisi olanlar bu diyeti uygulamamalı
  • Diyette belirtilenlerin dışında başka yemek yemeyin
  • Diyet 13 günden fazla sürdürülmemeli

İsveç Diyeti Tavsiyeleri

  • Brokoli olmadığı zamanlarda karnıbahar yiyebilirsiniz
  • Ağır gelirse yapamazsanız Gün de diyeti sonlandırabilirsiniz
  • Herşeyi yiyebilirsiniz fakat belli miktar da
  • Diyetiniz ağır geldiği takdirde bırakmanız sağlığınız açısından daha iyidir.

İsveç Diyeti Listesi

1. Gün :

  • Sabah;  1 tane haşlanmış yumurta portakal suyu
  • Öglen; bir kase yoğurt üzerine toz biber
  • Akşam ; tavuk bol yeşillikli zeytinyağlı salata

2. Gün:

  • Sabah; 1 fincan kahve yanına şeker
  • Öglen; haşlanmış ıspanak  yanına bir kase yoğurt
  • Akşam; 1 biftek yanına yeşil salata

3. Gün:

  • Sabah;  1 dilim ekmek 100 gram beyaz peynir
  • Öğlen; meyveli yoğurt
  • Akşam; sebze yoğurt

4. Gün :

  • Sabah;  1 dilim ekmek 1 tane yumurta 100 gram beyaz peynir
  • Öğlen; 2 dilim portakal suyu
  • Akşam; fırında balık

4. Gün:

  • Sabah; haşlanmış yumurta bir bardak süt bir dilim ekmek
  • Öglen; yağsız yoğurt üzerine kırmızı biber
  • Akşam; 1 dilim kızarmış ekmek bir dilim peynir portal suyu

5. Gün:

  • Sabah; yağsız yoğurt bir kase
  • Öglen; 1 dilim peynir meyve suyu
  • Akşam : derisiz tavuk akdeniz salatası

6. Gün:

  • Sabah; şekersiz çay kızarmış bir dilim ekmek
  • Öğlen; ızgara et yoğurt
  • Akşam; hiçbir şey

7. Gün

  • Sabah; şekersiz çay bir dilim ekmek yumurta ve beyaz peynir
  • Öğlen; yağsız yoğurt bir tane elma
  • Akşam; mevsim salatası

8. Gün:

  • Sabah; 4 tane siyah zeytin 1 dilim beyaz peynir iki dilim ekmek
  • Öglen; havuç suyu
  • Akşam; ıspanak yoğurt

9. Gün

  • Sabah; şekersiz çay bal kızarmış ekmek
  • Öglen; iki dilim elma
  • Akşam; biberli yoğurt

10. Gün:

  • Sabah; bir bardak süt bir dilim peynir
  • Öglen; bir  kase yoğurt
  • Akşam; fırında balık salata

11. Gün

  • Sabah; bir bardak süt 4 tane zeytin bir dilim ekmek bir kaşık bal
  • Öğlen; bir kase yoğurt iki dilim elma
  • Akşam; tavuk salata

12. Gün

  • Sabah; bir dilim peynir bir dilim ekmek istediğiniz kadar zeytin bal kaymak iki bardak çay
  • Öglen; yoğurt meyve
  • Aşkam; balık veya tavuk tercih sizin yanına  mevsim salatası

 

Çocuklarda Kilo Artışı Dönemleri

Çocuğum çok kilolu ne yapmalıyım?, Çocuğuma kilo aldırmak için ne yedirmeliyim? Bu soruları bir çok ebeveyn sormakta. Bu yazımızda sizlere, çocuklarda kilo artışı ve bu artışı sağlayan nedenleri derledik.

Çocuklarda Kilo Artışı

Yeni doğmuş bir bebek genel olarak 2,500 ila 4,300 gram ağırlığındadır. Doğuşta erkekler kızlardan daha ağırdır. Şişman ananın bebeği biraz daha ağırca olma eğilimindedir. Ananın ilk çocuğu son çocuğuna oranla biraz daha hafiftir. 2.500 gramdan daha hafif olan bebekler henüz daha doğuş olgunluğuna erişmemiş sayılmaktadır.

Doğum sonrasında, fiziksel gelişmedeki gibi bebeğin kilosundaki artışta oldukça hızlı olacaktır. Ağırlıktaki bu hızlı artış çocuk 2 yaşına gelene kadar devam edecektir. 3 Yaşa doğru da bu artış oldukça yavaş olur.  Bu yaş ila ilk okul dönemi arasında bu artış tekrar hız kazanacaktır.

Ani kilo Almanın Sebepleri

İlkokul çağında öğrenciler, ağırlıkça artmada pek önemli bir hız göstermez. İlkokulun son yıllarına doğru kızların ağırlığı yaşıtları erkeklere oranla daha hızlı artmaya başlar. Kızların ağırlığının daha hızlı artmasının nedeni erkeklerden daha önce erinlik devresine girmeleridir. Ortaokulda kızlar yaşıtları erkeklere bakarak daha ağırdırlar. Ancak lise çağında erkekler, ağırlıkta, yaşıtları olan kızlarla aralarındaki açıklığı kapatırlar ve ileri geçerler. Erginlik yıllarının sonuna doğru erkekler kızlara oranla ortalama olarak daha ağırdırlar.

Beslenmenin ağırlıkça artmada büyük önemi vardır. Çocuğu yağlandırmaya dayanan yanlış beslenme, bebeklik ve ilk çocukluk çağlarında, çocuğun yağ tabakalarının içine gömülmesine sebep olur. İlk ve ortaokul çağlarında öğrencilerin fazla enerji sarf etmesi ile bu yağ tabakaları oldukça erir. Yukarıda verilen rakamlar daha çok çocuğun kas, kemik ve organlarındaki büyümesi gibi normal ağırlığına ilişkindir. Ana babanın tombul çocuk isteme eğilimi yüzünden yağlandırılan çocuklar ağırlıkça daha hızlı artmalar gösterir. Fazla şişmanlığın, organların çalışmasına engel olmasının yanı sıra çocuğun etkinliklerine ve kişiliğine de olumsuz etkileri vardır.

Zayıf Çocuğa Kilo Aldırma

Sağlık şartları, öğrencinin yakalandığı hastalıklar ve gıdasızlık, onun aşırı derecede zayıflamasına sebep olabilir. Ağırlıkta hızlı düşmeler dikkatle izlenmeli, çocuğun beslenmesine dikkat etmeli ve hastalıkların fazla iz bırakmadan geçirilmesi sağlanmalıdır.

Diğer yandan kalıtım da çocuğun ağırlıkça artma hızına etki yapmaktadır. Şişman ana babaların çocukları şişmanlamaya, zayıf ana babaların çocukları, bütün uğraşmalara rağmen, zayıf kalmaya eğilim göstermektedir. Zayıflıkla veya şişmanlıkla vücudun sağlam olması arasında bir korelasyon olmakla beraber akranlarına göre pek şişman olanların sağlıklı, zayıf görünenlerin de sağlıksız olacağını söylemek mümkün olmamaktadır.

İlkokul, ortaokul ve lise çağındaki öğrenciler arasında ağırlıkça büyümede büyük bireysel farklılıklar görülmektedir. Bu bireysel farklılıklara beslenme, sağlık şartları ve kalıtım en belli başlı neden olarak görülmektedir. Öğrencinin ağırlıkça büyümesi izlenirken fazla artış ve düşüşlere dikkat edilmesi gerektir. Fazla şişmanlamanın veya zayıflamanın nedeni duygusal bozukluklar, dengesiz beslenme, sağlık şartlarının bozulması olabilir. Bunların eğitime olumsuz etkiler yapacağı meydandadır.

Pankreas ve Cinsel Salgı Bezleri

Midenin altında yer alan bu salgı bezi, İnsülin donen çok önemli bir hormon salgılar. Ensülinin görevi, şekeri bedende glikojen ve nişasta şeklinde depolamaya ve enerji üretmek amacıyla şekeri yakmaya yardımcı olmaktır. Yenenlerin kana geçmesiyle pankreas da ensülin çıkarır, kan dolaşımıyla şekerler ve ensülin taşınır, enerji üretiminde artan şekerin kas ve karaciğerde glikojen şeklinde depolanmasını sağlar. Pankreasın sağlığı bozulursa, yeterince ensülin çıkaramaz, kanda şeker oranı yükselir ve idrarla dışarı atılmaya zorlanır. Bu durumda bir kısım şeker, enerji üretimi için değerlendirilemez.

Yağlardan enerji üretilmesi için de bir miktar şeker gereklidir. Ensülin azlığı nedeniyle şeker metabolizması, ketozis denen durumu oluşturur. Diyabet denen şeker hastalığının gerçek nedeni bilinmiyor. Pratikte, şeker ve nişastalı besinlerin çok yenmesi ve B-1 vitamini eksikliğinin bu hastalığa yol açtığı konusunda kuvvetli deliller vardır. Şeker hastalarının diyeti, vitamin ve maden eksiklikleri yaratmamak için çok özenle hazırlanmalıdır. Ensülinin iyi kullanılması için, karbonhidratı az ve vitaminleri bol bir özel beslenmeyle durum idare edilir. Çoğu kez diyeti vitamin-maden tabletleriyle güçlendirmek salık verilir. Fakat şeker hastaları sürekli olarak bir hekimin denetiminde bulunmalıdırlar.

CİNSEL SALGI BEZLERİ

Erkek ve kadınların cinsel salgı bezlerinin sağlığıyla beslenme konusu yakından ilgilidir. Cinsel istek azlığı ve güçsüzlük, evlilik yaşamında önemli ‘bir zorundur. Bu konu açıkça ele alınmalıdır. Eğer beslenme çok iyi düzenlenirse, esenliğin kazanıldığı ve seks gücünün yerine geldiği görülür. Bazen 30 ve çoğu kez 40 yaşından sonra görülen erkeklik gücünün azalması, çoğunlukla fazla çalışma, yorgunluk ve kötü beslenmeden ileri gelir.

THYMUS

Kalbin hemen üstünde bulunur ve çocukluk çağında önemli iş görür, gelişmeyi yönetir. Ergenlik çağının sonuna doğru görevlerini başka beze devreder, etkisi azalır, fakat yaşlılıkta bile bir dereceye kadar fonksiyonlarına devam eder.

ADRENAL

Adrenal denen böbrek üstündeki salgı bezleri, “savaşçı bezler” diye tanımlanır. Yaşam savaşımızda birçok davranışımızı etkiler. Korku yada kızgınlık gibi bir heyecanlı durumda, adrenalin denen hormonunu bol miktarda salgılar, ve bedeni savaşa hazırlanmaya uyarır. Adrenalin, kaslar ve karaciğerde depo edilmiş nişasta yada glikojenin şekere dönüşerek hemen enerji kaynağı oluşmasını sağlar. Kanda şekerin bol olduğu zamanların dışında, adrenaller sürekli olarak az miktarda adrenalin çıkarır ve glikojenin şekere dönüşmesini gerçekleştirirler. Adrenalin azlığı, tepki gösterme hızını azaltır ve tehlike karşısında davranabilme yeteneğini kısıtlar.

PARATİROİDLER

Tiroidlerin arkasında bulunurlar; kanda kalsiyum azaldığı zaman hormon salgılar  ve kalb, sinir gibi önemli dokular için öncelikle gerekli kalsiyumu sağlamak amacıyla, kemik ve dişlerden sökülmesini, kan dolaşımıyla haber ileterek gerçekleştirir. Bu hormonlar yardımıyla, kanda sürekli olarak kalsiyum ve fosforun aynı miktarda bulunması sağlanır.

Esenliğin sürmesi için, bedendeki her hücrenin fosforla beslenmesi ve sinir-kas dokularının gevşemesi için kalsiyumun alınması gerektiği hatırlanmalıdır. Şu halde, paratiroidler, sağlığın korunmasında ve heyecan, sıkıntı, sinirlilik ve kalp çarpıntısının önlenmesinde çok büyük önem taşırlar.