Çocuklarda Fiziksel Görünüş

İnsan vücudunu yapılarına göre tiplere ayırmaya çalışan psikologlar genel olarak üç tip ortaya çıkarmışlardır. Vücut tipi ile insanın kişiliği arasında bir bağıntı arama (tipoloji) çalışmaları da oldukça ilginçtir. Hem vücut tipinin kişiliğe etkisi hem de vücut yapısının eğitimde önemi yönünden bu üç vücut tipinin özelliklerini kısaca görelim.

Ektomorfik Görünüm: ince ve zayıf kemikler, uzun ve ince kollar, küçük, dar düz göğüs, yuvarlak ve düşük omuzlar, uzun fakat çok ince el ve ayaklar, düz, kısa karın, ince bacaklar, uzun ince boyun, (S) şeklindeki belkemiği yüzünden kamburumsu duruş. Kaslar zayıftır, vücutta çok az yağ vardır, kemiklerin biçimi deriden görülebilir. Bu tipte olan öğrenciler çok kuvvet isteyen işleri yapamazlar.

Mezomtorfik Görünüm: Kuvvetli, kabaca, sert, sıkı bir vücut, uzun, düz, göğüs, kalın kaburga kemikleri, geniş omuzlar, büyükçe ve kaslı karın vardır. İnce ve düşük bel, genişçe kalça, kalın ve uzun boyun, kemikli yüz, orta boyda ve kaslı, güçlü kol ve bacaklar, bilekler kuvvetli ve kalın, orta uzunlukta ve kalın parmaklar, kalın deri.

Endomorfik Görünüm: Yumuşak, düz ve yuvarlak vücut, geniş, yuvarlak ve kalın karın ve göğüs, baş yuvarlak ve büyük, kalın ve kısa boyun, yuvarlak yüz, bacağın ve kolun üst kısımları (pazu ve baldır) geniş ve kalındır. Kısa kol ve bacaklar, küçük ve tombul el ve ayaklar, kısa ve şişkin parmaklar, kuvvetli kaslar, oldukça yağlı ve şişmanlamaya elverişli vücut. Bu tipte olan öğrenciler, boy uzunluğu gerektiren işleri ve sporları zorlukla yaparlar.

Bu tipler hem kadınlar hem de erkekler arasında görülmektedir. Ancak aynen bir tipe uyan vücut bulmak güçtür. Bu tiplerin karışımı olanlar çoğunlukta olduğu gibi, oldukça bunların dışında kalan displastik vücut tipine sahip olanlar da vardır.

Çocukların vücut tipine bakarak yetişkinlik çağında hangi tipte olacağını tahmin etmek mümkündür. Vücut tipinin büyüdükçe değişmesi hali nadirdir.

Vücut tipinin kalıtımla yakından ilgili olduğu bilinmektedir. Sağlık ve beslenmenin vücut tipine etkisi kalıtıma oranla ikinci planda kalmaktadır.

Karne Zamanı Çocuklara Nasıl Davranmalıyız

Bir eğitim yılının daha sonuna geldiğimiz şu günlerde, karneler sıklıkla konuşulmaya başladı. Karneler, çocuğun başarı düzeyinden ziyade ebeveynlere verilmektedir. Bu sebeple, çocukların karneyle korkutulmaları hiç doğru değildir.

Çocukları Karneyle Korkutmak Çözüm Değildir

Karnelerinde düşük notlar getiren çocuklar, anne ve babalarının tepkilerinden çok korkmaktadırlar. Karnesi kötü geldiği için üzülen bir çocuğun, anne ve babasından da kötü karşılık görmesi, onu aşağılar ve başarısızlığı kabullenmesine neden olur. Böyle bir durumda, çocuk derslerini düzeltmek için çaba sarf etmemeye başlayacaktır.

Çocuklara Koşulsuz Sevildikleri Hissettirilmelidir

Anne ve babaların geneline baktığımızda, ebeveynlerin çocuklarına her fırsatta okul başarıları hakkında sorular sorduğunu görürüz. Sürekli olarak ders notları ve ödevleri hakkında didiklenen çocukların, genel yetenek özellikleri hiçbir zaman dillendirilmemektedir. Dolayısıyla okulunda başarıyı yakalayamamış çocuklar, başarısız etiketiyle sağlıksız bir ruhsal gelişim göstermeye başlamaktadırlar. Bu durum, onların özgüvenlerini yaralar ve girişeceği her konuda başarısız olacağını düşünür. Çocuk bu dakikadan itibaren, ders çalışmayacak ve başka herhangi bir işte de olumsuz sonuçlar alacağını benimseyecektir.

Bu tatsız durumun önüne geçmenin en iyi çözümü, çocuklara sevginin koşulsuz verilmesidir. Başarılı veya başarısız, sonucu ne olursa olsun, sizin desteğinizi yanında hisseden bireyler yetiştirmek; gelecek hayatları için çok önemlidir.

Karne Notu Düşük Çocuklara Moral Verilmelidir

Çocuklar düşük karne notları getirdiğinde, verilmesi gereken tepki; ona sıkıca sarılıp, öpmek ve onun çok sevdiği evladı olduğunu hatırlatmaktır. Gelecek dönemde notlarını yükseltebileceği konusunda çocuk yüreklendirilerek, ona inancın sağlam olduğu hissettirilmelidir. Zayıf olduğu derslerde, konular çocuklara gülümseyerek, sabırla anlatılmalıdır. Gerekli görüldüğü takdirde, tatil boyunca çocuğu sıkmadan, ona özel ders aldırılabilmesi bir diğer çözüm önerisidir.

Bütün dersleri düşük gelen bir çocuğun pedagog yardımı görmesi daha doğru olacaktır. Okulda veya ailede çocuğu olumsuz etkileyen gelişmelerin olup olmadığı, çocukta öğrenme geriliği yaşanıp yaşanmadığı ancak pedagog tarafından anlaşılabilir. Pedagog yardımıyla olumsuz koşullar değiştirilmediği sürece, alınacak ek derslerin çocuğa olumlu bir katkısı olmayacaktır.

Bir diğer önemli nokta ise, sorunun başında tespit edilmesi ve soruna çözüm aranmasıdır. Bunu başarabilmek için, öğretmen ile yakın ilişkilerde olmak çok önemlidir. Çocuğun okul içindeki davranışları ve notları ancak bu yolla takip edilebilmektedir.

Çocuğunuzun Yeteneklerini Ön Plana Çıkarın

Misafirliğe gittiğinizde veya arkadaşlarınız evinize geldiğinde, onların yanında çocuğun okul başarısından bahsetmek yerine, onun ne kadar iyi yüzdüğünü, ne kadar iyi satranç oynadığını vurgulayın. Böylelikle, çocuğunuzun yeteneğini ön plana çıkarak, onun kendisine olan özgüvenini sağlamlaştırmasına yardımcı olmuş olabilirsiniz.

Tatilde Çocuklara Nasıl Davranılması Gerekir

Çocuklara bir birey olduklarını ispat edebilmeleri için, onlara fırsatlar sunulmalıdır. Bu aşamada, çocukların tatil planlarını sormak ve tatil sürelerini nasıl geçirmek istedikleri konusunda onlara destek vermek iyi olacaktır. Böylelikle, tatil süresince eğlenen ve dinlenen çocuklar, yeni ders yılına hazır bir şekilde girebilirler.