Cillt Lekelerine B3 Vitamini

B3 vitamini yani diğer adıyla niyasin cilkt bakımında sık şekilde kullanılan ve iyi sonuçlar alınabilen bir vitamindir. Kırışıklıklar, cilt lekesi, sivilce, güneş sonrası bakım, sedef ve egzama gibi durumlarda kullanılmasında sakınca olmayan faydalı vitamindir.

B3 vitamini cilt lekelerinin azaltılmasında ve yeni cilt lekelerinin ortaya çıkmasını engellemekte kullanılan, çok ciddi sonuçların alındığı vitamindir. Oluşan cilt lekeleri üzerinde c vitamini ile kombine edilerek kullanılması sonucunda, olumlu yönden daha fazla sonuçlar elde edilmektedir. Oluşan cilt lekelerinde azaltıcı bir etken olduğu bilinmektedir. Güneşe maruz kalınma sonrasında cilde uygulanacak b3 vitamini cildin yaşlanmasını ve leke oluşumunu önler. Yüzde 3 oranındaki b3 vitamini çözeltisi cilt üzerine 2 günde bir uygulanarak, c vitaminli yağ ve a vitaminli yağlar ile karışım yapıldığında daha fazla etkisini gösterir. Ancak burada yağların uygulanma süresinin 2 günde bir olmasına dikkat ediniz. Fakat burada suda çözülebilme özelliği olan c vitaminini yüzde 5 gibi bir oranda cilt üzerine her akşam uygulanabilir. B3 vitamini piyasa içerisinde mucizevi krem adı altında satılmakta olan ürünlerden daha etkilidir.

Çiler İçin Alfa Arbutin

Piyasa içerisinde yer alan birden fazla ürünler cildin iyileşmesine yardımcı olabilir. Bu ürünler içerisinde en fazla başarı oranı yakalanan ürünler ise doğan bileşenleri içermekte olan ürünlerdir. Alfa Arbutin serumu ciltte doğal görünümü kazanması için yardımcı olmaktadır. Alfa arbutin içermiş olduğu limon suyu, dut ve ayı üzümünün özleri ile doğal görünümde etki sağlar. Burada içermiş olduğu doğal bileşenleri sayesinde cildinizin nemli ve taze kalmasını sağlamaktadır. Alfa arbutin serumu diğer yandan cilt bakımından öneme sahip, emblika yağlarından meydana gelir. Cildin daha iyi bir görünüm kazanmasını sağlayarak farklı yöntemlerde iyileşmeye yardımcı olmaktadır. Bu yöntemlerin bazılarında ağartma maddeleri kullanılmaktadır. Birden fazla kişi ağartma maddeleri kullanmış olsa da, cilt üzerinde leke bırakmasından ötürü sonradan tercih etmemeye başlamıştır. Burada kullanılmakta olan ağartma maddeleri cildinize zarar verebilen kimyasal maddelerden oluşmaktadır.

Alfa arbutin serumu yüzümüzde oluşan çillerden de kolay şekilde kurtulmamıza yardımcı olur. Yüz üzerine uygulanması temizlenme işlemi görülene kadar devam edilmelidir. Cildin temizlenmesinde ve beyazlatılmasında çok etkili olmasından dolayı dünyanın dört bir tarafında kullanılmaktadır.

Çiller daha sık şekilde açık tenli insanlar üzerinde görülür. Baskın şekilde yoğun melanin oluşan kümeler bütünü çildir. Alfa arbutin melanosit aktivitesine engel olacağı için, çillerin ve izlerin oluşmasına engel olur. Cilt üzerinde daha yumuşak bir doku kazanmasını sağlayıp gençleştirir.

Güneş Lekelerine Kojik Asit Nasıl Kullanılır

Kojik asit, etkili leke açıcı özelliği olan doğal bir maddedir. Fazla şekilde üretim gören melanin üretimini geciktirerek parçalama yapıp pigmentasyonlara ulaşmasına imkan sağlar. Kojik asit içermekte olan ürünlerin tamamı, cilt beyazlamasını sağlamak için kullanılmaktadır. Birden fazla tüketici cilt üzerindeki koyu lekelerin rengini açmak amacı ile kojik asit içermekte olan ürünlerin kullanımını yapar. Özelliği bakımından kozmetik ürünlerde kullanım görse de, bazı gıdalar için renk koruma ve bakterilerin öldürülmesi gibi başka amaçlarda da kullanıldığı görülür. Kojik asit için söylenebilecek en büyük özellik cilt üzerindeki melanin üretim miktarını azaltmaktadır.

Birden fazla kullanım gören güzellik ürünleri, sabun olsun, losyon ve kremler olsun kojik asit içermektedir. Cilt bakımı yapan insanlar yüzlerine aydınlık kazandırmak için bu ürünleri kullanmayı tercih eder. Bunun yanı sıra melazma gibi cilt lekelerinden oluşan deri renginin de düzeltilmesine yardımcı olur. Diğer başka faydaları olmasından dolayı da kojik asit kullananların sayısı fazladır. Kojik asit diğer açıdan antibakteriyel ve antioksidan özelliklerinin olduğu bilinmektedir. Yiyeceklerin uzun zaman zarfında taze kalmasına kojik asit imkan sunar. Ayrıca uygun olan gıdaların saklanmasına imkan sunar. Sivilce ve deri bakterilerinin öldürülmesinde birebir etkilidir. Akne tedavisinde de fazla şekilde kullanılır.

Kojik Asit Nasıl Kullanılır

Dudak üstü, elmacık kemikler, alın bölgesi ve yanaklarda meydana gelen cilt lekeleri yüz üzerinde dalgalı bir görünüm oluşmasına sebep olmaktadır. İlk sıralarda yaz aylarında belirgin durumda görünürken, kış aylarına doğru solma eğilimi içerisine girerler. Uzun geçen zaman sonra artık kış mevsimleri içinde de yüzdeki lekelenme durumu devam etmeye başlar. Diğer yandan cilt lekelerine karşı yapılan tedavilerin etkisini de azaltır. Uygulamalara yanıt vermesinde gecikme yaşanır. Bundan dolayı cilt lekelerine karşı tedavi yaptırılmak isteniyorsa, başlangıç süresinde yaptırılması oldukça önemlidir. Burada bilinen en büyük yanlış olan güneş kremlerinin cildimizi lekelenmelerden koruma özelliğinin olduğunun bilinmesidir. Güneş koruyucu kozmetik ürünleri sadece cildinizi zararlı güneş ışınlarından korumaktadır.

Meydana gelebilecek lekelerin önüne geçemez. Cilt lekesinin oluşma evresine göz atacak olursak, çocukluk döneminden başlamaktadır. Bu dönem içerisinde temas edilen güneşe karşı derimizin genetik durumuna göre ortaya çıkar. Çocukluk dönemimiz için sadece yaz aylarında plajlara gitmiş olduğumuzda zararlı güneş ışınlarına maruz kaldığımızı düşünürüz. Aslında deniz kenarında kendimizi koruma altına alırken, denizden çıktıktan sonraki dönem içerisinde korumasız bir şekilde dolaşmaya başlayabiliriz. Burada tabi ki sadece güneş ışınlarından değil, kapalı alanlarda çalışıyor olsanız dahi, spor ışıklar, bilgisayar ekranı gibi düşük dalga boyutlarındaki yapay ışınlara da maruz kalabiliyoruz. Bundan dolayı buradaki yapay ışınlar dahi ciltte lekelenmelere yol açabilmektedir. Bundan dolayı güneşten korunma durumunu daha kapsamlı bir şekilde düşünmek gerekir. Cilt üzerinde oluşan renk bozukluklarını ve lekelenmelere karşı kojikasit etkilidir. Cildin rengini dengeleyerek, kahverengi lekelerdeki yoğunluğunu da azaltmakta kojik asit kullanılır.

Kojik Asit İçeren Kremler

Kojikasit, çabuk bozulma özelliğine sahip kararsız bir maddedir. Bundan dolayı da kojikasit içermekte olan kozmetik ürünlerinin yerine saf koiik asitini günlük şekilde sulandırma işlemi yapılarak kullanım görülmesi daha çok fayda sağlayacaktır. Kojik asit losyon ve kremler gibi formlarda daha kolay bozulabilmektedir. Kojik asitin kararsız olmasından ötürü alternatif şekilde kullanılan dipalmitat gibi türevi kremlerde kullanım görmektedir. Fakat bu form için yapılacak en iyi yorum yetersiz form olduğudur.
Kojik asitin sadece akşamları kullanılması tavsiye edilir. Gerekli etki görülene kadar düzenli şekilde kullanılmaya devam edilmelidir.

Güneş Lekeleri İçin TCA

Orta düzey asitlere en iyi örnek, kesinlikle: TRİKLOROACETIC ASİT yani TCA’dır. Metil gurubu hidrojen atomlarının değiştirilmesi suretiyle elde edilen bir asetiktir. TCA’nın rengi yoktur. Suyla temasında çözülür. Aşındırıcıdır. Dikkatle tatbik edilmesi ve çocuklardan uzak tutulması gerekir. 18.Yüzyılda keşfedilmiş ve günümüze değin popülerliğini korumuştur. Biyolojik ve kimyasal klinik çalışmalarda çeşitli çökeltme işlemleri için sıklıkla kullanılır. Özellikle güneş lekeleri tedavisinde kullanıldığında etkin yararı görülmüştür.

TCA NERELERDE KULLANILIR

Uygulama alanları: Akne lekeleri, kırışıklıklar, istenmeyen izlerin ve güneş lekelerinin onarılması, dövme silinmesi başta olmak üzere çeşitli cilt ve deri sorunlarıdır. Bununla beraber kanser şüphesi taşıyan ciltlerin sağaltımında oldukça etkili bir asittir.

Güneş Lekelerine TCA Uygulaması

Güneş lekeleri herkesin sorunu olabilir. Fakat Akdeniz ikliminde yaşayan insanların vücutlarında bu tür lekelerin oluşma riski daha fazladır. O sebeple güneşten gelen zararlı etkilere karşı doğru bilinen yanlışları iyi görmeli, güneşten sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da korunmalıyız. Her öneleme rağmen hala güneş lekeleri vücudumuzda oluştuysa endişe etmeye gerek yok.Evdeuygulanacak Tcapeeling yöntemiyle, sizi rahatsız eden güneş lekelerinden kurtulabilirsiniz. Bütçeniz ve zamanınız için son derece ekonomik olan bu yöntemi uygulamadan önce, azimli ve kararlı olmalı,peeling işlemini sabırla tekrarlamalısınız. Daha ilk uygulamadan itibaren fark etmeye başlayacağınız değişimin, işlemi karalılıkla sürdürmeniz için gereken motivasyonusağlayacağına inanıyoruz.

Güneş lekeleri daha çok güneşle en çok karşılaşan, sırasıyla,yüzümüz, kollarımız ve bacaklarımızda görülür.  Erkelerde saç dökülmesine bağlı olarak, açılmaya başlayan ya da tamamen açılan başlarının üstünde de oluşabilirler. Bunları çillerle karıştırmamak gerekir. Tamamen zararsız görülen ve sadece görünümü bozduğuna inanılan güneş lekeleri, aralarına sinsice saklanmış, cilt kanseri oluşturan kanserli hücrelerinde, kendilerini en iyi gizleyebildikleri yerler olmakla, bir anda ciddi ve endişe verici bir hal alabilirler. Bu açıdan tedbirli olmakta fayda vardır. Uzman bir dermatolog, yapacağı biyopsiyle, güneş lekelerinin arasına gizlenmiş kanserli hücre olup olmadığını anlayacaktır. Lütfen bu duruma çok dikkat ediniz. Erken teşhis hayat kurtarır.

Masrafsız Tedavi

Öte yandan, Tca’yla güneş lekelerinden fazla zaman ve para harcamadan, üstelik acıda çekmeden kurtulabilirsiniz. Öncelikle cilt tipinizi doğru tespit etmeli, cilt hassasiyetinizi göz önünde bulundurmalısınız. Herhangi bir cilt alerjiniz yoksa, tca  uygulamasına gönül rahatlığıyla geçebilirsiniz.

Tca, güneş lekelerinden mustarip olduğunuz bölgeye ilk sürüldüğünde, bir miktar yanma hissedebilirsiniz. Bu gayet normaldir. Ancak ilk tca uygulamasında, eğer ince bir cilde sahipseniz, az miktar tca, deneme kabilinde kullanılmalıdır. Zamanla tca miktarı, almış olduğunuz ürünün kapağında yazan talimatlara bağlı kalarak yükseltilebilir. Tca, güneş lekeli bölgenin derisini kabuk kabuk yaparak pul puldökmeye başlar. Onun yerine yeni deri çıkacaktır. Yeni çıkan deri, pembe veya kırmızımsı olacaktır.

Kendinizde aşırı bir ağrı ve sızlama hissetmiyorsanız, işleme devam edebilirsiniz. Hafifte olsa ağrı ve sızıya dayanamayan bir yapınız varsa, işlem öncesi ağrı kesici almanız, ağrı eşiğinizi yükseltmenize yardımcı olabilir. Hijyen çok önemlidir. Bu açıdan uygulama yapılacak bölgenin yıkanarak temizlenmesi ve iyice kurulanması gerekir. Uygulama sonrası çok fazla sıcak olmayan, tercihen soğuğa yakın ılık bir suyla, işlem yapılan güneş lekeli bölgenin temizlenmesi gerekir. Nemlendirici kremler kullanmanız tavsiye edilir. Kullandığınız ilaçların bitkisel bile olsa, tca’ya karşı ters reaksiyon verip vermeyeceğini araştırın.

Ciddi kliniklerde yapılan test sonuçlarına göre: Elbette önerilere uyulması halinde, Kimyasal peeling sonuçlarının, başarılı uygulamalar oldukları tespit edilmiştir.İstenilen etkilerinin oluşumu, kişiye göre 3 , 4 hafta  sürebilir. Unutmamalıdır ki; herkesin cilt yapısı, deri oluşumu farklılık arz eder.

Cilt hassaslaşan bir tablo çizeceğinden, güneşe çıkarken koruyucu önlemler alınmalıdır. Eğer mümkünse tedavi boyunca güneşle hiç temas edilmemelidir. Uzmanların önerisi: Yaz aylarından ziyade, TCA’yla yapılacak uygulamanın sonbahar aylarında yapılması yönündedir. TCA kullanımı sırasında, uygulama yapılan bölgede açık yara, yüzünüzde yapacağınız peelingde ise dudak çevresinde uçuk olmamasına dikkat etmelisiniz.

Beslenmenize de önem vermeli, yağlı ürünlerden uzak durmalı, bol sebze ve meyveyle beraber, badem, ceviz tüketmelisiniz. Unutulmamalıdır ki; yeni çıkacak cildin oluşumunu hızlandırmak, vücudumuza aldığımız yiyecek ve içeceklerle doğru orantılı gelişecek bir süreçtir. Sigara ve alkol tüketimi de aynı sürecin parçalarıdır. Bu dönemde sigara ve alkol kullanmamanız yararınıza olacaktır. Eğer kullanıyorsanız mutlaka azaltmalısınız. Kim bilir, belki de bu sayede sigarayı da bırakabilir en azından bırakmayı ciddi ciddi düşünebilirsiniz.

Cilt Lekesine Ne iyi Gelir ?

Öncelikle bu soruya yanıt bulmadan önce, ilk bilinmesi gereken şey cilt sağlığını korumak için uzun süre güneş altında bulunmamak gereklidir. Uzun süre kalmak zorunda kalıyorsanız da, yüksek koruma içeren güneşten koruyucu kremler kullanmalısınız. Eğer ki bazı durumlardan ötürü cilt üzerinde güneşten etkilenerek ciltlerde lekelenme meydana gelmiş ise, sonucu fazla şekilde etkili olan yöntemden sizlere bahsedeceğiz.

Porselen Kalitesinde Bir Cilde Sahip Olmak İçin

Bir tatlı kaşığı mısır unu, bir tatlı kaşığı kil, bir çay kaşığı kadar el kremini su yardımı ile boza kıvamını alacak şekilde karışım yapıyoruz. Cildimizin temiz olmasına dikkat edilecek şekilde sürme işlemini gerçekleştiriyoruz. Cilt kuruyana kadar bekleme işlemini yapılır. Daha sonrasında cilt kurumasının ardından, geriye kalan maskemizi elimize alarak yüzümüzdeki maskeyi çıkarma işleminde kullanıyoruz. Burada cildin fazla şekilde hırpalanmamasına da dikkat ediyoruz.

Yumurta Akı Maskesi

Elde edilecek bir yumurta akı içerisinde limon kabuğunu ince şekilde rendeliyoruz. Krem kıvamını alana kadar da karıştırmaya devam ediyoruz. Gerek görülmesi taktirde biraz daha limon kabuğu rendesinden ilave ederek karıştırmaya devam ediyoruz. Bu hazırlanan karışımı ise daha sonrasında banyodan çıktıktan sonra iyice yedirerek sürüyoruz.

Domates Maskesi

1 çay kaşığı limon suyu, 1 adet doğanmış domates, 1 yemek kaşığı yulaf ezmesini bir kap içerisine alarak karıştırıyoruz. Karıştırma işleminin ardından blendırdan geçiriyoruz. Yüz üzerinde belirgin hale gelmiş olan lekelerin üzerine uyguluyoruz. Burada uygulanan bu karışımın ince bir tabaka olmasına dikkat ediyoruz. 10 dakika kadar bekleme işleminin ardından, ılık su yardımı ile bu uyguladığımız alanı yıkıyoruz.

Cilt Lekeleri için Bitki Yağı Karışımı

Elde edilen 50 gram deniz yosununu 250 ml su içerisinde beş dakika süre kadar kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra üzerine yasemin çiçeği ilave ediliyoruz. Daha sonrasında ise içerisine az miktarda olacak şekilde limon suyunu damlatarak, karışım yapıyoruz. Karışımı daha sonra gece lekeler üzerine uyguladıktan sonra 30 dakika kadar bekleterek yıkayın.

TCA Peeling Dövme Silme

Trikloroasetik asit olarak da bilinen TCA, ince hatların, kırışıklıkların ve sivilce izlerinin görünümünü gidermeye veya iyileştirmeye yardımcı olmak için dermatologlar, kozmetikçiler ve plastik cerrahlar tarafından sıkça kullanılan bir kimyasal peeling olarak bilinir. Dövme çıkarıcı olduğu ve bu işlemde iyi sonuçlar verdiği uzun zamandır bilinse de, son yıllarda otoritelerce onaylanmıştır. Dövmenin rengi, içerdiği boyanın türü ve deriye ne kadar işlediği, dövme silme işleminin sonuçlarını belirleyen etmenlerdir. Tca Peeling yöntemi dövmeler için uygun bir yöntemdir.

Lazer tedavisiortaya çıkmadan önce, tüm dövmeler çeşitli kimyasallarla çıkarıldı ve TCA bunlardan en önemli ve etkili olanıydı. Lazer dövme çıkarma işleminin en etkili dövme kaldırma tedavisi olarak ortaya çıkmasına rağmen kişi üzerinde geliştirdiği çeşitli arazlardan ve elbette daha yüksek bir maliyet gerektirdiğinden, TCA  bunlara en uygun alternatif olmuştur. Üstelik bu alternatif konunun uzman dermatologları tarafından yapılmaktadır.

TCA nasıl çalışır?

TCA cildin üst tabakalarını çıkartarak soyulmasını sağlayan bir asittir. Dövme mürekkebinin bulunduğu derinin derin katmanlarına erişme kabiliyeti vardır. TCA cilt ile temasa geçtiğinde cildin hücresinin aktivasyonunu yükselterek derinin soyulmasına neden olur. Bu gerçekleştiğinde, yeni cilt biçimleri oluşur ve dövme kademeli olarak yeni cilt ile kaplanır. Sonunda dövme hafifletilir ve çıkarılabilir.

TCA TEDAVİSİ ACI VERİCİ Mİ?

TCA uygulanması genellikle herkesin onun bir asit olduğunu bilmesi sebebiyle acı vereceğini düşündüğü  bir süreç değildir, ancak  herkesin farklı cilt yapısına sahip olması ve hassasiyetine  bağlı olarak, küçük cilt tahrişi meydana getirebilir. TCA iltihaplı veya yaralı cilde uygulandığında, ağrı ve iritasyon kötüleşebilir. Zaten  ağzında uçuk  veya yüzünde açık yara olan insanlara önerilmez. Bazı kişiler, özellikle Acı eşiği düşük olanlar, her uygulamanın öncesinde  tedbir olarak bir ağrı kesici alabilir.

  TCA İLE İLGİLİ RİSKLER VAR MI?

Neticede TCA bir asittir.  Tca ile peeling, ürün üzerinde yazılan talimatlara kesinlikle uyulması gereken ciddi bir süreçtir. Asla hafife alınmamalıdır. Üstünkörü kullanımlar, her üründe olduğu gibi hoş olmayan reaksiyonlara sebep olabilir. TCA şişkinlik, kabarma, ağrı ve ciltte hafif bir kızarmayla renk değişikliği yaratabilir. Her cilt tipi benzersizdir ve tedavinin başlangıcından önce küçük bir cilt bölgesi testi yapmak, cilt alerjisi olup olmadığını belirlemenin harika bir yoludur. TCA’nındövme çıkarma etkisinin herkes için işe yarayacağı fakat belli kriterlere uyulduğu takdirde mükemmel sonuçlar alınabileceği kavranmalıdır.

TCA Peeling Ve Cilt

TCA’nın, en iyi sonuçları genellikle beyaz tenli olanlardan alınır.  Daha koyu bir ten rengi olan veya bronzlaşma eğilimi gösteren kişiler genellikle TCA ile aynı sonuçlara biranda kavuşamayabilir.

Koyu tenli bireylerde, TCA kullanımının olası sonuçları muhtemeldir ve cildin aşırı hipopigmentasyonuna neden olduğu bilinmektedir. Buna ek olarak, koyu tenlilerde dövmeyi kaldırmak veya soldurmak için daha fazla TCA tedavisi gerekebilir.Örnek olarak: süreç beyaz tenlilerde 2 kez uygulanırken, koyu renkli kişilerde 4 kez tekrarlanmak gerekliliğini doğurabilir.

TCA PEELİNG  VÜCUDUN HERHANGİ BİR YERİNDE KULLANILABİLİR Mİ?

TCA gözler, burun, kulaklar ve dudaklarda dövmelerin çıkarılması için önerilmez. Bu alanlarda bir yüz peelingi olarak kullanıldığında, TCA toksisiteye neden olabilir.

TCA NE SIKLIKLA UYGULANMALI?

TCA  uzun aralıklar bırakılarak, örnek olarak, sadece 4-6 haftada bir uygulanmalıdır. Bir peelingaracı olarak görev yaptığı için sık sık ciltte soyulma, iritasyon ve yara oluşmasına neden olabilir. TCA’nın ilk uygulandıktan sonra cilt 2-3 hafta içinde kabarmaya başlar. Ölü derinin dökülmesini beklememiz gerekir ve genellikle bu durum 2-3 hafta daha sürer.

TCA NE KADAR HIZLI ETKİ EDER?

TCA’nın etkileri genellikle 2-3 tedaviden sonra görülür.  Dövmede  solma, silikleşme etkisi, TCA’nın hızı konusunda belirleyici sonuçlardır. Dövme genellikle tedavinin ilk aşamalarında solmaya, silikleşmeye başlar. Müdahale sayısı değişir, ancak dövmenin solmasını ve tamamen çıkmasını sağlamak için 3-6 tedavi gerekebilir.

TCA İLE DÖVME ÇIKARMA İŞLEMİNİN SONUÇLARI NEDİR?

Son otuz yıllık  tıbbiverilerin gözden geçirilmesi, TCA’nın pek çok durumda dövmeleri soldurup, silikleştirme ve çıkarmada oldukça başarılı olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, evde yapılan peeling işlemleri, cilt tipi göze alınmadan ve rastgele yapılırsa, dövme silikleşir fakat doru bir şekilde çıkacağını söylemek doğru olmaz. Bu sebeple yapılacak işlemin ciddiye alınması son derece önemlidir.

 

TCA TERAPİSİ LAZER DÖVMESİ İLE KOMBİNE EDİLEBİLİR Mİ?

Evet, tasarruf sağlamak için TCA  iledövme işlemini tamamlamak için evde kullanılabilir. Birkaç tedaviden sonra, lazerle dövme çıkarma tedavileri başlayabilir ve sonuç olarak daha az  tedaviuygulanacağından daha az maliyetlidir. Bazı durumlarda, TCA,  lazer dövme çıkarma ihtiyacı olmadan dövmeyi tamamen çıkarabilir, ancak bu dövmenin deriye ne kadar nüfuz ettiğine ve elbette ten rengine bağlıdır.

 TCA TEMİNİ, KULLANIŞ ŞEKLİ  VE UZMAN GÖRÜŞLERİNİN ÖNEMİ

TCA, birçok eczanede ve İnternet’te de bulunmaktadır. TCA’nın nasıl hazırlanacağı ile ilgili talimatlar genellikle su ile seyreltilmesini gerektirdiği yönündedir. TCA’nın küçükbir ölçeği, kolay bir dövme tedavisinde yeterli olmalıdır. Dövme çıkarma talimatları her seferinde uygulanmalı, güvenli, etkili tedavileri sağlamak için okunmalı ve iyice izlenmelidir.

Bir dövme çıkarma tedavisini başka bir yolla yapmaya karar vermeden önce, deneyimli bir dövme kaldırma uzmanından mesleki tavsiye isteyiniz. Hangi tedavi seçeneğinin dövme için en iyi sonucu verebileceğini anlamak için çevrenizde dövme kaldırma uzmanı ve iyi bir dermatolog bulmanız sonuçların mükemmel olmasını sağlayacaktır.

MELASMA

Hamilelik maskesi adıyla da tanınan melasma  adından anlaşılacağı üzere hamilelik dönemlerinde ve doğal olarak bayanlarda görülürse de erkeklerde de müşahede edildiği çok az bir oranla sabittir(yüzde 12)

Açık renkli kişilerde daha az görülür. 20 ve 55 yaş aralığındaki kadınlarda, yüz çevresinde yama biçimiyle, büyüyen kahverengimsi lekeler, melanin artmasıyla doğru orantılıdır. Tam olarak oluşum sebepleri bilinmemekle birlikte, aşırı güneş ışınına maruz kalmak, doğum kontrol ilaçlarının hormon salgılanmasındaki yan etkilerinden şüphelenilmektedir. Hamilelik sonrası geçtiğinde, eğer bir müdahale yapılmazsa ömür boyu kaldığı da tespit edilmiştir.

Melasma, travmatikpsikolojik etkileri olan, yüzü etkileyen yaygın bir hipermelanotik bozukluktur. Melasmayla başedilmesi zorlu bir süreçtir ve uzun vadeli bir tedavi planı gerektirir. Oral haplarla, ultraviyole maruziyeti gibi ağırlaştırıcı faktörlerin önlenmesine çalışılır. Tedavi için birden fazla seçenek bulunmaktadır, bunlardan en sık reçete edilen hidrokuinon (HQ) kullanımıdır. Klinik etkinliği kanıtlanmış farklı maddelerin yanı sıra, azelaik asit, kojik asit, retinoidler, steroidler, glikolik asit, mequinol ve arbutin de bu tedavide yer alır. Kombinasyon tedavisi: istenmeyen etkilerin azaltılmasına yönelik tercih edilen tedavi şeklidir. En popüler kombinasyon HQ, steroid ve retinoik asitten oluşur. Uzun süreli ve bilinçsiz hidrokuinon kullanımı, depigmentasyon ve ekzojenokronoz gibi istenmeyen etkilere neden olabilir. Daha güvenli alternatifler arayışı, birçoğu doğal kaynaklardan gelen, daha birçok yeni aracın gelişimine neden olmuştur. Melasmanın rutin tedavisindeki rollerini açıklığa kavuşturmak için iyi tasarlanmış çok daha fazla sayıda kontrollü klinik araştırmalara ihtiyaç vardır.

Melasma, Yunanca’dan gelen ‘melas’ isminden türemiştir ve Yunanca anlamı siyahtır, güneşe maruz kalan cildin sınırlanmış bir hipermelanozudur.
Melazma, özellikle Doğu Asya, Güneydoğu Asya’nın insanlarda daha yaygın olmakla beraber, yoğun ultraviyole ışınlarına maruz kalınması sebebiyle, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan insanlarda görülür. Melasma, Hintliler arasında en sık rastlanan pigment bozukluğudur.

MELASMA PATOFİZYOLOJİSİ(Hastalık olmadığı halde anormal belirtilerin görülme durumu)
Melazmanınpatofizyolojisi kaçınılmazdır, ancak bu anormalliği çok sayıda faktör belirler. Kadın hormonal aktivitesinin rolü, gebelikte ve oral hapla kullanımındamelazma görülme sıklığının artması, östrojen düzeltme ve prostat kanseri için östrojen tedavisiyle tetiklenebilir. Östrojen ile melazmanınindikasyonlanma mekanizması, hücreleri daha fazla melanin üretmeye teşvik eden melanositler üzerindeki östrojen reseptörlerinin varlığı ile ilişkili olabilir. Genetik faktörler, ailesel melazma oluşumu, Asya kökenli ve koyu tenli insanlarda artış gösterebilir. Melazma oluşumunda rol oynayan diğer faktörler: ışığa aşırı duyarlı hale gelme ve antikonvülsan ilaçlar, hafif yumurtalık veya tiroid işlev bozukluğu ve bazı kozmetiklerdir.
Melazmanın gelişmesindeki en önemli faktörlerden biri: güneş ışığından veya diğer kaynaklardan ultraviyoleye fazla maruz kalınmasında ortaya çıkar.Melazmaaktivitesi, uzun süre güneşe maruz kaldıktan sonra evrensel olarak görülmekle birlikte, pigmentasyon, güneş ışığından kaçınma dönemlerinden sonra kaybolmaya başlayabilir.Sebepler her ne olursa olsun, melazma, epidermisde, artmış bir melanin oluşumuyla sonuçlanır. Lezyonlardaki melanosit sayısı normal olarak değişken veya artmış olarak bildirilmiştir Melanositlerdeki ve keratinositlerdekimelanozomların boyutlarında artış olduğu tıbbi kayıtlara geçmiştir.

MELAZMA NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Melasma, yüzdeki kahverengi cilt lekelerinin tipik görünüşünü tanıyarak kolayca teşhis edilir. Dermatologlar deri hastalıklarında uzmanlaşmış doktorlardır ve sıklıkla deriyi görsel olarak inceleyerek melazmayı teşhis eder. Özel, medikal bir siyah ışık, melasmanın teşhisinde yardımcı olabilir, ancak tanı için gerekli değildir. Çoğu vakada karışık melazma teşhis edilir, bu da renk değişikliğinin dermişte ve epidermisdeki pigmente bağlı olduğu anlamına gelir. Nadiren, ciltte hiperpigmentasyonun diğer nedenlerini elemeye yardımcı olması için cilt biyopsisi gerekli olabilir

MELASMA TÜRLERİ

Melazmada dört tip pigmentasyon örneği teşhis edilir: koyu tenli bireylerde epidermal, dermal, karışık ve henüz adlandırılmamış bir tip bulunur. Epidermal tip: cildin yüzeysel katmanlarında aşırı melanin varlığı ile tanımlanır. Dermalmelasma: dermiş tabakasıboyunca melanofajların (melanini alan hücreler) varlığıyla ayırt edilir. Karışık tip:epidermal ve dermal türü içerir. Dördüncü tipte, koyu tenli kişilerin derisinde aşırı melanosit bulunur.

LAZERLE MELAZMA TEDAVİSİ

Lazerler melazmada kullanılabilir, ancak genellikle geçici sonuçlar verirler. Çoğu hasta için hiperpigmentasyonda yapılan çalışmaların iyileşme göstermesi çok az veya hiç olmadığı için lazer tedavisi melazma tedavisinde birincil seçenek değildir. Lazerler aslında bazı melazma tiplerini kötüleştirebilir ve dikkatli kullanılmalıdır. Tedavilerin tekrarlanması durumunda, sonuçları görmek için birden fazla lazer tedavisi gerekli olabilir.
Tedavinin başarısız olmamasını sağlamak için, insanlar güneşe maruz kalmayı en aza indirmelidir. Melazmalarını tedavi edenler, kendilerini daha iyi hissetmek için hayat standartlarının kalitesini yükseltir. Herhangi bir tedavide olduğu gibi, insanlar önce doktorlarına danışmalıdır.

GEBELİKVE EMZİRME DÖNEMİ MELASMA TEDAVİSİ

Gebe veya emziren annelerin,melazma tedavisinde,bir süre daha, bebek memeden kesilinceye dek beklemesi lazımdır. Gelişmekte olan fetüs ve yenidoğan için olası riskler nedeniyle birçok melasma kreminin gebelikte ve emzirilme döneminde bırakılması gerekir. Bu insanlar, kozmetik ürünlerini, ciltteki renk değişimlerini geçici olarak gizlemek için dikkate alabilirler.

MELASMA ÖNLENEBİLİR Mİ?

Melasma, güneşe maruz kalmamak yoluyla önlenebilir. Çoğu durumda bunu önlemek zordur. Ailesinde melasma öyküsü olan kişiler melazmayı önlemek için ek önlemler almalıdır. Melasma ve erken yaşlanmayı önlemenin en önemli yolu güneşi önlemektir. Güneş ışınlarına maruz kalma kaçınılmazsa, şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

Migren Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Migreniniz varsa, tek taraflı atan nabızdan şiddetli baş ağrısına kadar akut nöbetler geçirirsiniz. Bazen migren atağı devam ederken rahatsızlığı gidermek ve nöbeti kesmek için ilaca ihtiyacınız olabilir. Sık sık migren atağınız varsa, nöbetleri engelleyen ilaçlar kullanmanız gerekebilir.

Migren atağı genellikle dört saatten üç güne kadardır. Baş ağrısı ile birlikte hasta  kusma hissedebilir ve gürültüye ve ışığa aşırı duyarlı olabilir. Başa dokunulduğunda acı daha da kötüleşir. Migren saldırısından sonra, yorgun, sinirlenmiş ve ilgisiz hissetmeniz doğal bir durumdur.

Migren geçirenlerin çoğu baş ağrısının başlamasını bir gün öncesine kadar hissedebilirler. Heyecan, yorgunluk, ruh hali, baş ağrısı, terleme veya karın ağrısı olabilir. Bazıları baş ağrısı başlamadan önce sözde aura alır. Aura, yıldırım, zikzak çizgiler veya lekeler olayı olabilir, fakat aynı zamanda yüzün ve kolun titremesi ve uyuşması veya konuşma bozuklukları da olabilir.

Bir nöbet sırasında tedavi

Bazen migren atağı devam ederken rahatsızlığı gidermek ve nöbetini kesmek için ilaca ihtiyacınız olabilir. En iyi etkiyi elde etmek için, saldırı sırasında erken ilaç almalısınız. Kullanılan ilaç grupları yaygın ağrı kesiciler, migren spesifik ilaçlar ve anti-bulantı ilaçlarıdır.

Bir saldırının yolda ya da nöbet sırasında olduğunu düşünüyorsanız, alabileceğiniz genel ağrı kesiciler:

  • NSAID’ler veya cox inhibitörleri olarak adlandırılan antiinflamatuar analjezikler
  • Aktif madde parasetamol içeren ilaçlar.

Saldırı başladığında alabileceğiniz migren spesifik ilaçlar ve bunun bir migren atağı olduğundan eminseniz;

  • serotonin-1 reseptör stimülatörleri olarak da bilinen triptanlar.

Mide bulantısı antidotları şunlardır:

  • metoklopramid içeren ilaçlar.

Tedavi Adımları

İlk sırada antienflamatuar ağrı kesiciler veya parasetamol

İlk olarak, reçetesiz analjezikler genellikle kullanır. Bunlar parasetamol içeren ilaçlar olabilir. Asetilsalisilik asit, diklofenak, ibuprofen veya naproksen içeren NSAID adı verilen antiinflamatuar analjezikler de olabilir.

Asetilsalisilik asit genellikle iyi bir şekilde ve tercihen kafein ile kombinasyon halinde yardımcı olur.

İbuprofen, naproksen ve diklofenak sıklıkla mükemmel çalışır. Bu, özellikle insanlarla ilişkili migrenleriniz varsa geçerlidir.

Metoklopramid ile kombinasyon

Bazen ağrı kesiciler, bulantıya yardımcı olmak için metoklopramidi birleştirir.

Migren atağı sırasında mide işi durur, bu da migrenlere karşı aldığınız tabletlerin içeriğinin her zaman vücuda alınmadığı anlamına gelir. Bu metoklopramid ile karşı karşıya kalabilir.

Metoklopramid, asetilsalisilik asit, NSAID veya parasetamolün analjezik etkisinin hafifçe artmasına neden olur.

Yetersiz güç durumunda Triptanlar

Ağrı kesici yeterli değilse, triptanlar grubunda uyuşturucu deneyebilirsiniz. Baş ağrısı evresinde triptanları erken alırsanız en iyi sonucu elde edersiniz. Bu ilaçlar ayrıca, saldırının bir süre devam ettiğinde de yardımcı olur, ancak baş ağrısının başlamasından önce aur fazında olmaz.

Triptanları NSAID’ler, parasetamol veya anti-bulantı ile birleştirebilirsiniz.

Birçok insan triptanların diğer migren ilaçlarına göre daha iyi bir etki yarattığını tecrübe ediyor. Bununla birlikte, çalışmalar, ağrının, asetilsalisilik asit ve metoklopramid kombinasyonu ile yaklaşık olarak aynı olduğunu göstermiştir. Bir fark, triptanların etkisinin daha hızlı gelebilmesidir. Üçte bir kişi genellikle triptan aldıktan sonra bir gün içinde baş ağrısı yeniden başlar.

Birkaç farklı tipte triptan vardır. Triptanlar tedaviden çıkmadan önce sizin için en uygun olanı bulmak için bunlardan birkaçını denemek iyi olur. Ek olarak, hangi ilaç formununmigren tipi için en uygun olduğunu bulmak faydalı olabilir. Örneğin çeşitli farmasötik formlar, tabletler, fitiller, burun spreyi veya şırıngaları olabilir.

Bazı triptanlar eczane için reçetesiz satın alınabilir, ancak bazıları için bir reçete gerekir.

Son Çare Ergotamine

Başka hiçbir şey yardımcı olmazsa veya nadiren uzun süreli nöbetler varsa, AvervanNovum gibi ergotamin içeren reçeteli ilaçları denemek isteyebilirsiniz. Bu ilaçlar ayrıca süt glikoloidleri olarak da adlandırılmaktadır. Bunlar neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Triptanlarla kombinasyon halinde, ergotamin, nadir durumlarda hatta inme veya kalp krizinde, ciddi ve ciddi kan damarları kasılmalarına neden olabilir.

Önleyici ilaç tedavisi

Değişen diyetinize ve yaşam tarzınıza rağmen, migren vakaları olarak adlandırılırsanız, her bir saldırı arasında uygun şekilde geri yüklenemeyeceğiniz için, nöbetin önlenmesi için reçeteli ilaçlar kullanmalısınız. Bu, nöbetler birbirini çözdüğünde ve haftada birkaç kez ilaç almanız gerektiğinde geçerlidir. Nöbet indükleyici ilacın yetersiz etkileri veya zahmetli yan etkileri de önleyici tedaviye ihtiyaç duymanızın bir nedeni olabilir.

Daha sonra kullanılan ilaçlar, genellikle yüksek tansiyon ve kardiyovasküler hastalık için kullanılan ilaç grubu beta blokerleridir. Diğer antihipertansif ilaçlar, kalsiyum antagonistleri ve anjiyotensin reseptör blokerlerinin de migrenleri azalttığı gösterilmiştir.

Özellikle, gerilim baş ağrısıyla ilgili sorunlarınız varsa, antidepresanamitriptilin gece boyunca test edilebilir.

Sadece adet dönemleri alıyorsanız, ibuprofen, naproksen veya diklofenak gibi NSAİİ’lerle koruyucu tedaviyi deneyebilirsiniz.

İşe yarayan bir tedavi bulmak zor olduğunda, bazen bir nörolog topiramat gibi bazı tipte epileptik ilaçlar basabilir.

İlaçlarınızın kontrol altına alınması önemlidir

Çok fazla ilaç baş ağrısını daha da kötüleştirebilir, bu yüzden hangi ilaçları kullandığınız, hangi sıklıkla ve ne kadar çok kullandığınız konusunda kontrole sahip olmanız önemlidir. Bir yol, migren vakalarının ne sıklıkta olduğu ve hangi ilaçları aldığınız hakkında bir günlük yazmaktır. Bu, doktorunuzun tedavinizi değerlendirmesini ve hangi ilacın sizin için en uygun olduğuna karar vermesini kolaylaştıracaktır.

Güne Limonlu Su ile Başlamak için 7 Sebep

Günlük hayatımızda küçük değişiklikler yaparak sağlığınızı büyük ölçüde koruyabilirsiniz. Örneğin güne limonlu su ile başlayın. Güne Limonlu Su ile Başlamak için 7 Sebep:

1-Sindirime yardımcı olur

Midemizde bol miktarda bulunan mide özsuyu (mide asidi) yiyecekleri sindirmeye yarar. Limonun içinde bulunan asit özellikle yaşlandığımızda azalan mide asitlerine yardımcı olur.

2-Vücudumuzun sıvı dengesini korumaya yardımcı olur

Günlük hayatımızda çoğumuz yeterli sıvı almayız. Limonlu su alma alışkanlığı günlük alınması gereken sıvıyı günün tadını çıkararak sağlamanın kolay bir yoludur. Peki, sıvıyı yeterli alıp almadığımızı nasıl anlayacağız? İdrar renginden. İdrarınız berrak ve koyu değilse alınan sıvının yeterli olduğu söylenebilir.

3-Kilo vermenize yardım eder.

İnsan alışkanlıklarını sürekli yapmaya meyillidir. Sabah meyve suyu ve kahve yerine limonlu su almanın etkisini düşünün. Ayda en az 20 gün böyle yapın ve zamanla arttırın. Bel çapınız size teşekkür edecek!

4-Anti-oksidatif özelliği vardır.

Limon vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan maddeler ve antioksidanlar içerir. Vücuttaki oksidasyon-antioksidasyon dengesini antioksidayon lehine kaydırır.

5-Uygun dozda C vitamini almanızı sağlar

Suyunuza yarım bir limon sıkmanız, vücudunuzu hücre hasarlarından korumak için gerekli günlük C vitamininin altıda birinden fazlasını karşılayacaktır.

6-Potasyum kaynağıdır

Vücudumuz potasyum olmadan uygun şekilde fonksiyon göremez. Potasyum vücutta kas sinir uyarısı, besin maddeleri ve atıkların taşınması gibi ciddi fonksiyonları gerçekleştirir. Potasyum tuz ve tansiyonun bazı etkilerine karşı koyabilir. Akdeniz tipi beslenmenin önemli özelliklerinden olan potasyumdan zengin diyet kalp ve beyin-sinir sağlığını koruduğu bilinmektedir.

7-Böbrek taşı oluşmasına engellemeye yardım eder

Böbrek taşı oluşumunun en sık nedenlerinden biri yetersiz sıvı alımıdır. Limonlu su alımı hem yeterli sıvı alımını sağlayarak hem de içerdiği sitrik asidin kalsiyumu bağlama gibi özelliklerinden dolayı böbrek taşı oluşumunu ve var olan taşın büyümesini engelleyebilir.

Nasıl hazırlanır:

Yarım limonu bir bardak suya sıkın. Esasen ne kadar ve ne zaman limonlu su alacağınızın çok da önemi yok. Herhangi bir şekilde limonlu su alındığında sağlığınıza büyük bir katkıda bulunduğunuzdan emin olabilirsiniz.

Kabuklarını Sakın Unutmayın!

Limonun zengin besin değerinden yararlanmak için, kabuğunun en üst renkli kısmını kazıyın ve kabukları fırında pişirerek veya yemeğe katarak kullanın.

Limon Dişlerime Zarar Verir Mi?

Teorik olarak limon asiti dişlerimize zarar verebilir. Fakat limonun sulandırılması (soda veya suya konularak) bu zararlı etkisi zayıflatılabilir. Limonu direk olarak çiğnenmesi ise önerilmez.

Hafıza Korumak İçin Nasıl Beslenmeliyiz

Sağlıksız veya kötü beslenme kalp-damar hastalıkları ve bunama (Alzheimer) başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabilmektedir. Dünyadaki en yüksek yaşam beklentisi ve en düşük kalp hastalığı oranları, Akdeniz tarzı bir diyetin benimsenmesi ile ilişkilidir. Kalp hastalığı açısından Akdeniz diyeti denilen meyve, sebze, kuru yemiş, soya fasulyesi, zeytin yağı, balık veya beyaz etle beslenmenin önerildiğini çoğumuz duymuşuzdur. Peki, hafıza korumak, bunamamak ve bilinçsel fonksiyonlarımızı aynı düzeyde sürdürmek için nasıl beslenmeliyiz.

Meyve, sebze, kuru yemiş, soya fasulyesi, balık gibi gıdaları içeren diyet ile kızartılmış yiyecekleri ihtiva eden diyetin karşılaştırıldığı bir bilimsel araştırma da diyetin sadece kalp damar hastalıklarını değil aynı zamanda betin sağlığımızda önemli oranda koruduğu anlaşılmıştır.

Diyet Önceden Düşünülenden Daha Fazla Etkiye Sahiptir

Daha önceleri bilinçsel fonksiyonları korumak için önerilen en önemli faaliyet düzenli eksersiz yapılması iken son zamanlar da yapılan bilimsel çalışmalar Akdeniz diyeti ile beslenmenin hafıza ve düşünme becerileri de dahil olmak üzere bilinçsel fonksiyonları korumada da etkili olduğunu göstermiştir.,

Yapılan bilimsel araştırma sonuçlarına bakıldığında meyve, sebze, kuruyemiş, soya fasulyesi, balık ile beslenen kişilerin kızartılmış yiyecekler ile beslenenlere göre % 24 oranında daha az bilinçsel gerileme yaşadıklarını göstermektedir.

Bu çalışmaların ortaya çıkardığı en hayret verici sonuçlardan birisi ise, sağlıklı beslenmenin bilinçsel fonksiyonlar üzerine olan etkisi yaş ve egzersizden çok daha ileridir. Açıkçası, Akdeniz diyetinin beyin sağlığı üzerinde etkisi daha önce bildiğimizden daha fazladır.

Gerek kalp hastalığı bakımından gerekse zihinsel fonksiyonların koruması bakımından sebzeler, fındık, balık, orta derecede alkol kullanımı ve çok az kırmızı et içeren bir diyet en iyisi gibi görünmektedir. Bu tarz diyetin faydaları da kalp damar hastalıkları ve beyin sağlığını koruma ile sınırlı olmayıp, böbrek fonksiyonlarının korunması gibi birçok faydası da vardır.

Bu diyeti takip eden kişiler, diyet içeriğinde bulunan kolon ve mide kanseri hücreleri ile savaşan çeşitli (hydroxytyrosol, tyrosol, oleuropein gibi) maddelerden dolayı çeşitli tümörlere karşı daha korunaklıdır.  Kısacası sağlıklı bir diyetle daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olunabilir.

Göz Bakımı İçin Yapılması Gerekenler

Hemen hepimizin göz bakımı ile ilgili problemleri vardır. Gözaltı torbaları, morluklar, şişkinlikler, kırışıklıklar gibi can sıkıcı sorunlarla karşılaşırız. Bu tür problemler yalnızca yaş ilerlemesinden kaynaklı meydana gelmez çoğu zaman sıkıntı, stres hatta yanlış makyaj malzemesi kullanımlarından da oluşabiliyor. Eminiz ki bunlar için birçok göz bakımı kremleri jeller kullandınız belki de faydasını göremediniz ya da anlık bir etkiyle karşılaştınız. Çoğu zaman göz bakımı kremleri böyledir kullanımı bıraktığınız gibi rahatsızlığınız başa sarar bu yüzden size evde kendinizin kolaylıkla hazırlaya bileceği çözümler sunacağız.

Kayısı Çekirdeği Yağı

Göz çevreniz ve kaz ayağı diye tabir edilen bölgelerde kırışıklıklarınız var ise gülerken bile hemen göze batıyorsa kırışıklıklarınız hemen bir aktara uğrayıp bu ürünü almalısınız. Cilt kırışıklıkları için etkili bir yöntemdir. Bu almış olduğunuz ürünü kolaylıkla uygulayabileceğiniz 2 yüzük parmağınıza ikişer damla dökerek kırışıklıklarınızın olduğu bölgeye uygulayın. Cildiniz bu yağı emene kadar küçük küçük daireler çizerek kırışıklıkların üzerine iyice sürün. Bu yöntemi uyumadan bir kaç saat önceden makyajdan arınmış temiz cildinize uygulayın ve ardından herhangi bir işlem yapmadan uyuyun. Her geçen gün uyandığınızda cildinizdeki görünümden fazlasıyla memnun kalacaksınız.

Buğday Yağı

Göz altınızda ki torbalardan ve koyu renkli lekelerden şikayetçiyseniz buyurun size çözümü. Tabi ki aktarlardan kolaylıkla temin edebileceğiniz bir ürün olup son kullanma tarihide önemli bir unsurdur. Buğday yağını göz çevrenize hatta tüm göz çevrenize gönül rahatlığıyla uygulayabilirsiniz. Tıpkı kayısı çekirdeğini sürdüğümüz şekilde deneyebilirsiniz. Önemle yaklaşmanız gereken bir durum olan yüzük parmaklarıyla uygulamak. Çünkü yüzük parmakları diğer parmaklarımıza istinaden daha yumuşaktır bu yüzden onunla uygularsanız bu ürünleri istem dışı olacak bir baskı bile zarar vermeyecekti cildinize. Elimizdeki en ayarlı parmaklarımız onlardır.

GÖZ ÇEVRESİNDEKİ KOYU HALKALAR

Genellikle uykusuzluk, sağlıksız diyet ve stres kaynaklı meydana gelirler. Eğer siz yüzünüze gereken bakımı ve özeni göstermezseniz gözleriniz kolaylıkla donuk ve cansız bir hale dönüşür. Bu tarz durumlar yaş ilerledikçe daha çok görülmeye başlanır. Önceliğiniz buna yol açan durumlardan gözaltlarınız korumak daha sonrası için size denenmiş gönül rahatlığıyla kullanabileceğiniz bir ürün tavsiye ediyoruz.

Hint (Kastor) Yağı

Göz altında ki oluşmuş koyu renk halkaların, kuruluk, kaşıntı egzema, sedef hastalığı gibi cilt rahatsızlıklarının tedavisinde mucizevi bir üründür.
Cildinize yararlarını saymakla bitmez ama başlıca faydaları şunlardır;
Çok önemli derece de nemlendirici etkisine sahiptir.
Deride ki bütün zararlı ve kirli maddeleri yüzünüzden arındırır, temiz ve taze bir görünüm oluşturur.
Cildin elastik ve kollejan sentezini artırır.
Serbest radikallerden cildi uzak tutar.
Cildinizde ki anti bakteriyel ve mantar oluşumuna engel olur.
Cildinize canlılık, parlaklık ve daha genç bir görünüm katar.
Yukarıda saymış olduğumuz özellikler ile sizi göz altı morluklarından tamamen uzaklaştırmak adına çok iyi bir çözüm yoludur.

Nasıl kullanılır?

Birkaç damla parmaklarınıza dökün ve göz altınıza veya çevresini nazikçe uygulayın. Bunu gece uyumadan öncede sürebilirsiniz. Cildiniz bu yağı emene kadar uygularsanız gönül rahatlığıyla uyuyabilirsiniz. Her gece yatmadan önce bunu kullanmaya özen gösterin bu sayede başarılı sonuçlar elde edeceksiniz aksi takdirde arada bir kullanmak istediğiniz sonucu almanıza yardımcı olamaz.
Göz altı morlukları için sadece hint yağı kullanarak olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz ama daha canlı ve güzel bir göz çevresi için başka ürünlerle de karıştırıp kullanabilirsiniz.

Hint Yağı ve Süt

Malzemeler
1 çay kaşığı Hint yağı
1 çay kaşığı tam yağlı süt

Uygulama şekli
Normal küçük bir tabağın içine 2 malzemeyi alın ve iyice karıştırın. Bu karışımın bir birine iyice geçtiğinden emin olduktan sonra göz altınıza iyicene uygulayın. 1 saat kadar bekletin bu sürenin uzaması çok fark vermeyecekse zararlı değildir ana siz yine de 1 saat olmasına özen gösterin. Ardından ılık su ile yıkayın ve bu karışımı kesinlikle her gün 1 kere uygulayanız. Çünkü sütün içindeki laktik asit cilt tonunu dengeler ayrıca sağlıklı olan cildi ortaya çıkarmak için yüzde ki ölü tabakayı deriniz pullanarak dökecektir. Bu yüzden ancak bunu her gün sıklıkla tekrarlarsanız bu başarılı sonucu elde edebilirsiniz.

Hint Yağı ve Badem Yağı

Malzemeler
3 – 4 damla Hint yağı
3 – 4 damla Badem yağı

Uygulama şekli
Gece uyumadan önce olacak şekilde bu iki yağı birbirine karıştırın sürün. Yüzük parmaklarınızla uygulamaya dikkat edin.
Bu 2 yağı birbirine karıştırıp başka bir şişe veya kapta muhafaza edebilirsiniz. Badem yağı nemlendirici etkisi bıraktığı için deriyi yumuşak tutar. Bu yüzden her gece uygulamaya dikkat edin.

Hint Yağı ve Hindistan Cevizi

Nasıl kullanılır?
1 çay kaşığı hint yağı aynı miktarda da hindistan cevizi yağını karıştırın. 1 – 2 dakika masaj yapın ve yıkamayın 1 gece bekletin. İstediğiniz sonucu alana kadar her gece kullanabilirsiniz.
Faydaları
Her 2 yağda antioksidan özelliği taşır. Aynı zamanda doğal iltihaplanmalara ve buna sebebiyet veren maddelerden uzak tutar. Bu özelliğiyle deri altındaki damarlar ve kılcal damarlarda dolaşımı iyileştirmeye yardımcı olur.

ÖNERİLER
Kullanacağınız yağların gözlerinize kaçmamasına dakika edin sürerken gözünüze kaçacak olursa gözünüzü önce bir pamuk veya yumuşak bir bezle silin. Daha sonra ılık bir suyla yıkayın.

Başta da belirttiğimiz gibi göz çevrenize uygulama yaparken yüzük parmağınızı kullanın. Çünkü bu parmak diğerlerine oranla cildinize az baskı uygular.

Yağları yıkadıktan sonra hafif bir etkiyle kurutun ve daha sonra bir nemlendirici kullanın.

Eğer şu ana kadar Hint yağı kullanmadıysanız kolunuzun iç kısmına 1 – 2 damla damlatarak alerjinizin olup olmadığını veya hassasiyetinizi test edebilirsiniz.