Pankreas ve Cinsel Salgı Bezleri

Midenin altında yer alan bu salgı bezi, İnsülin donen çok önemli bir hormon salgılar. Ensülinin görevi, şekeri bedende glikojen ve nişasta şeklinde depolamaya ve enerji üretmek amacıyla şekeri yakmaya yardımcı olmaktır. Yenenlerin kana geçmesiyle pankreas da ensülin çıkarır, kan dolaşımıyla şekerler ve ensülin taşınır, enerji üretiminde artan şekerin kas ve karaciğerde glikojen şeklinde depolanmasını sağlar. Pankreasın sağlığı bozulursa, yeterince ensülin çıkaramaz, kanda şeker oranı yükselir ve idrarla dışarı atılmaya zorlanır. Bu durumda bir kısım şeker, enerji üretimi için değerlendirilemez.

Yağlardan enerji üretilmesi için de bir miktar şeker gereklidir. Ensülin azlığı nedeniyle şeker metabolizması, ketozis denen durumu oluşturur. Diyabet denen şeker hastalığının gerçek nedeni bilinmiyor. Pratikte, şeker ve nişastalı besinlerin çok yenmesi ve B-1 vitamini eksikliğinin bu hastalığa yol açtığı konusunda kuvvetli deliller vardır. Şeker hastalarının diyeti, vitamin ve maden eksiklikleri yaratmamak için çok özenle hazırlanmalıdır. Ensülinin iyi kullanılması için, karbonhidratı az ve vitaminleri bol bir özel beslenmeyle durum idare edilir. Çoğu kez diyeti vitamin-maden tabletleriyle güçlendirmek salık verilir. Fakat şeker hastaları sürekli olarak bir hekimin denetiminde bulunmalıdırlar.

CİNSEL SALGI BEZLERİ

Erkek ve kadınların cinsel salgı bezlerinin sağlığıyla beslenme konusu yakından ilgilidir. Cinsel istek azlığı ve güçsüzlük, evlilik yaşamında önemli ‘bir zorundur. Bu konu açıkça ele alınmalıdır. Eğer beslenme çok iyi düzenlenirse, esenliğin kazanıldığı ve seks gücünün yerine geldiği görülür. Bazen 30 ve çoğu kez 40 yaşından sonra görülen erkeklik gücünün azalması, çoğunlukla fazla çalışma, yorgunluk ve kötü beslenmeden ileri gelir.

THYMUS

Kalbin hemen üstünde bulunur ve çocukluk çağında önemli iş görür, gelişmeyi yönetir. Ergenlik çağının sonuna doğru görevlerini başka beze devreder, etkisi azalır, fakat yaşlılıkta bile bir dereceye kadar fonksiyonlarına devam eder.

ADRENAL

Adrenal denen böbrek üstündeki salgı bezleri, “savaşçı bezler” diye tanımlanır. Yaşam savaşımızda birçok davranışımızı etkiler. Korku yada kızgınlık gibi bir heyecanlı durumda, adrenalin denen hormonunu bol miktarda salgılar, ve bedeni savaşa hazırlanmaya uyarır. Adrenalin, kaslar ve karaciğerde depo edilmiş nişasta yada glikojenin şekere dönüşerek hemen enerji kaynağı oluşmasını sağlar. Kanda şekerin bol olduğu zamanların dışında, adrenaller sürekli olarak az miktarda adrenalin çıkarır ve glikojenin şekere dönüşmesini gerçekleştirirler. Adrenalin azlığı, tepki gösterme hızını azaltır ve tehlike karşısında davranabilme yeteneğini kısıtlar.

PARATİROİDLER

Tiroidlerin arkasında bulunurlar; kanda kalsiyum azaldığı zaman hormon salgılar  ve kalb, sinir gibi önemli dokular için öncelikle gerekli kalsiyumu sağlamak amacıyla, kemik ve dişlerden sökülmesini, kan dolaşımıyla haber ileterek gerçekleştirir. Bu hormonlar yardımıyla, kanda sürekli olarak kalsiyum ve fosforun aynı miktarda bulunması sağlanır.

Esenliğin sürmesi için, bedendeki her hücrenin fosforla beslenmesi ve sinir-kas dokularının gevşemesi için kalsiyumun alınması gerektiği hatırlanmalıdır. Şu halde, paratiroidler, sağlığın korunmasında ve heyecan, sıkıntı, sinirlilik ve kalp çarpıntısının önlenmesinde çok büyük önem taşırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.